Bugun...


Hayalimi yaşayan kadim şehir Bayburt !
Gazeteci Deniz Özen, Bayburt gezisi ile edindiği izlenimleri kaleme aldı. İşte, Deniz Özen'in bakışından kadim şehir Bayburt.

Hayalimi yaşayan kadim şehir Bayburt !
+ -
Reklam

Anburası Bayburt !


İsminin başında bulunan 'Bay' sıfatını hissettiren Kadim Şehir Bayburt...!

 

Çok gezen mi? Çok okuyan mı? diye sormuşlar alimlere ve 'gezen' demiş birçok alim...
Bence, okuyan mı? yoksa yaşayan mı? sorusu, 'Yaşayan' cevabıyla daha da bir anlamlaşıyor.
En azından kadim şehir Bayburt, öyle hissetirdi bana...

 

Karadeniz Gazeteciler Federasyonu (KGF) 3. Olağan Genel Kurulu ve Başkanlar Konseyi Toplantısı, 28 - 30 Haziran tarihleri arasında, kadim şehir Bayburt'ta yapıldı. Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyet Başkanımız Cengiz Demirel, her ne kadar böyle önem verdiği programları kaçırmasa da, sağlık mazereti nedeniyle gidemeyeceğini söyleyerek, benim gitmemi istedi.

 

Hay sağolasın başkan !
İyiki gidememişsin,
Sen gitseydin, kadim şehir Bayburt ve onca kalender insanları tanıma fırsatını kaçıracaktım...

 

Motosikletimle, her kilometre havasını tenefüs ederek, Maçka yollarının taşlı, Zigana'nın serin ve sert havası eşliğinde vardım Bayburt'a. Bayburt tabelasını gördüğümde; '' Vay be ! sayı olarak bizden küçük yerlerde varmış' dedim kendi kendime. Ancak, kadim şehir Bayburt, bu hevesimi kursağımda bırakarak, küçüklüğün rakamsal olarak ifade edilemeyeceğini öğretti bana...

 

Bayburt, hayalimdeki gibi bir şehir !

Sizleri bilmem ama ben, hayalimdeki şehri gördüm, kadim şehir Bayburt'ta.
Benim öyle, deniz, kum, güneş, palmiye ağaçları, beton yığınıyla mükemmelleştiği sanılan kuru kasnak şehir hayalim hiç olmadı.

Hayalim, bütünleşmiş ve kenetlenmiş bir şehir...!

 

Nasıl mı?

Vali ile Belediye başkanı karşı karşıya, ama binalarıyla !
Her ikisi de kadim şehire olan bağlılıklarıyla adeta kenetlenmişler birbirine.
Her ikisi de konuya hakim, hazır ve nazır...
Seçilmiş ile atanmışın bütünlüğü, kadim şehri sarmalamış durumda.
Zaten, bir kentin büyümesi ve gelişmesinin en büyük anahtarı bu değil mi?
Bayburt Valisi Hamza Pehlivan ve Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci' yi bu anlamda tebrik ediyorum.

 

Vali...!

Bütün misafirlerini kapıda karşılamaya özen göstermeye çalışan ve devletin kapısını her daim açık tutan, halkı saygı ve tebessümle harmanladığı hakikatla karşıladığı bir vali hayal edin. İşte o valilerden birisi Bayburt'ta. Rize'nin şivesi ve çalışkanlığını taşımış Bayburt'a...
Kentine hakim olan ve kadim şehrini tıpkı bir belgesel gibi anlatan, dolu başak gibi başı eğik bir belediye başkanı.

 

Hükmü Pekmezci...

Fındık fıstık olayına karşı olsa da, izzeti ikramı ve vizyonu ile tam bir 'Şehre Emin'...
Vali ve Belediye Başkanının tozlu ve kirli makam araçlarına dikkat ettim. Kentleri için çalışmaktan araç bakımına fırsat bulamamışlar. Temiz makam araçları yerine, temiz bir kent misyonunun resmini paylaşıyorlar adeta...
Mesai saati, onlar için 7/24 esaslı...

İşte, benim yaşayamadığım hayalimi yaşayan kadim şehir Bayburt...!

 

Üniversitesinden bahsetmemek olur mu hiç?
Üniversitenin konuk evinde, sabah kalkıp pencereden baktığınızda, ilk bakışta kurumuş topraklar görebilirsiniz. Ancak, ben yarınlarımızı gördüm. Bugün gelişeyim derken, yarınları da düşünen bir misyonla, güneş enerji panelleri merhaba diyor bizlere...

Valisi, Belediye Başkanı, Jandarma ve Alay Komutanı, Rektörün  bütünleşmesiyle estetik kazanan Bayburt'tan bahsetmek istiyorum. Siyasilerden de bahsetmek isterim ancak, diğer protokol üyeleriyle karşılaşma fırsatımız pek olmadı...

 

Bayburt, Anadolu ve Karadeniz kültürünü sıkı bir düğüm ile birbirine bağlayan kadim bir şehir. Bu iki kültür düğümünü yüzyıllardır sıkılaştırarak, günümüze kadar taşıyabilmiş. 

 

Bence bunun nedeni, 'saygı'...!

Onca kültürü bir arada tut ve hiç olay yaşanmasın !
Etnik çatışmalar bir tarafa dursun, TÜİK verilerine göre, 2017 yılında "hiç olay yaşanmayan şehir" ünvanını alarak, saygı diye haykıran kadim şehir Bayburt...

 

Kent merkezinde trafik lambaları yok. Aynı Sinop gibi, sürücüler yayalara oldukça saygılı. Trafik demişken, kentteki bütün araçların kornaları bozuk galiba.
Çoruh Nehri'nin serin suları, çağlar ötesi medeniyeti günümüze taşıyor sırtında. Kent, biraz Bayburt, biraz nehir aslında...

Hemen hemen bütün dükkanlarının iki kapısından birisi sizleri, Çağlarca çağlayan Çoruh Nehrine çıkartıyor. Birgün Bayburt kalesine çıkma şansı bulursanız eğer, içinize dolan tevazu ve medeniyetlerin sert ve serin rüzgarı lazım olanı anlatacak sizlere.
Nüfusu en az olsa da, gönlü en zenginler arasında.
Zaten, Dede Korkut ile anılan bir kent başka nasıl olabilirdi ki?

 

*İlginç mimarisi ile, Aruştağ (tavan arası)
*1924 yılında Cumhuriyete armağan olarak yapılmış İsviçre'den getirilmiş Saat kulesi.
*Lor dolması, ziron, dargunlu böreği, taş ve bakır işlemeciliği, ehram dokumacılığı.
* Komşu olan Erzurum'un bildiğim 'Kete'nin gerçek ev sahibi.

Değişik ve zengin, tarihi, kültürel miraslarıyla birlikte otokontrollü bir şekilde, emin adımlarla yoluna devam ediyor. kadim şehir Bayburt...

Bayburt gibi kadim bir şehri, ne ben yaza yaza, ne de sizler okuya okuya. Ne demiştik baştan; okuyan değil yaşayandı asılda...

Bayburt Gazeteciler Cemiyet Başkanı, değerli büyüğüm Yaşar Yıldız'ın kaptanlığında kadim şehri ve ilçelerini tanıma şansı bulduk. Bizleri, en ince ayrıntısına kadar düşünerek ağırlayan, başta Sayın Yıldız ve akabinde, emeği geçen her bir bireye, şahsım ve Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti adına şükranlarımı sunuyorum. Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı, sayın Erdoğan Erişen başta olmak üzere, bu zamana kadar emeği geçen her bir üstadıma hasseten teşekkür ediyorum. 

Organizasyonun ikinci gününe hüzünle başladık. Değerli başkanlarımızla birlikte, 10 Mayıs'ta uçuruma düşerek şehit olan, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi, AA muhabiri Abdulkadir Nişancı'nın Söğütlü köyündeki mezarını ziyaret ettik. Acılı ailesine sabırlar diledik. Üzüntümüzü dualarımızla sakladık.

Peygamberlere komşu olasın inşallah Nişancı kardeşim...

 

Yıllar önce köyünden gurbete gitmiş ancak, gönlü hep sılada kalan Kenan Yavuz'beyin Beşpınar Köyünde kurduğu kültür köprüsü olan, Kültür evini gördük. Kapıların ve taşların dile geldiği, yöre halkının sıcacık selamlamarıyla adeta mest olduk. Kenan bey, bir insanın  doğduğu topraklara nasıl sahip çıktığını yaşatarak ve zerafetle anlattı hepimize...
 

1647 de Bayburt'u ziyaret ederken Bayburt kalesi icinde 300 evlik  bir mahalle ile bir cami bulunduğunu yazdığı, 1998 yılında  inşaat kazısı sırasında bulunmuş tarihin günümüze açılan koridoru, Yeraltı şehriyle ayrıldık Bayburt'tan.

 

Sağlığımızı düşenen ve çayın yanında limonu eksik etmeyen, misafirperver bütün Bayburtlulara, kendisini kadim şehir Bayburtlu kılan herkese selam olsun...

 

Bir tarafımız Karadeniz olsada, Çoruh hep Bayburt'u fısıldayacak kulaklarımıza.

Kalın sağlıcakla...

 




Bu haber 1596 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANANLAR HABERLER
SON HABER YORUMLARI
YUKARI