YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Yayınlanma :
27.10.2023 10:35
Güncelleme
: 13.12.2023 22:58
Düşmanlar tarafından yurdumuzun her köşesi bir fiil işgal edilmiş. Bütün tersanelerimize ve kalelerimize düşman tarafından girilmişti. Bunun sonucu ise, düşmanlar Anadolunun her tarafına dağılmış ve teker teker vatanımızı işgal etmişlerdi.
Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşındaki yenilgisi sonrası 30 EKİM 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. maddesine göre, itilaf devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durumu bahane göstererek istedikleri bölgeleri işgal edeceklerdi. Yapılan anlaşmadan hemen sonra yurdumuzda işgaller başlamış oldu. Boğazlar İngilizlerin eline geçti. Yine ingilizler Batum, Musul, Çanakkale, Antep, Konya, Bilecik, Samsun, Maraş, Merzifon, Urla ve Kars'ı işgal ettiler. İstanbul işgali ise tam beş yıl sürmüştü. Diğer işgalci ülke Fıransa ise, Trakyadaki Demir Yolunun önemli istasyonlarından olan Dörtyol, Mersin ve Afyon istasyonlarını işgal etmişlerdi.
19 MAYIS 1919 tarihinde Samsuna çıkan Atatürk'ün önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı, Osmanlı'nın dagılması ile birlikte Türkiyenin elinde kalan toprakların işgalci kuvvetlere karşı savunulması gerekiyordu. Dört yıl süren kurtuluş savaşında İngiliz, Fıransız, Rus ve Yunan ordularına karşı mücadele edilecekti. Türk Milleti dünyanın en güçlü devletlerine karşı mücadele verecekti. . Birinci Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı Devletinin başkenti İstanbul olmak üzere birçok stratejik noktası işgal altındaydı. Anadolu da işgalcilere karşı başlayan mücadele kurtuluş savaşına dönüşmüştür. '' Ya İstiklal, ya ölüm diyen '' Türk Milleti Mustafa Kemal önderliğinde ulusal bağımsızlığımızı kazanacaklarından eminlerdi.
Dört bir tarafı işgalci kuvvetler tarafından işgal edilmiş olan bir millet, işgalci kuvvetlerin boyunduruğundan kurtulmak istemiş ve Kurtuluş Savaşı bu mücadelenin meşalesi olmuştur. Yıllarca hastalıkla, yoklukla ve bitip tükenmeyen savaşlarla yaşayan Türk Milleti için Kurtuluş Savaşı bir umut olmuştur. Kadın, erkek, yaşlı, genç büyük bir mücadeleye başlayacak işgalciler yurttan atılacaktı.
Ulusun topraklarını savunma mücadelesi 10 OCAK 1920 tarihinde inenü mevzilerinde Yunanlılarla şiddetli çarpışmaların ardından 1. İnönü Zaferinin kazanılmasıyla başarıya ulaşılmıştır. 20 0CAK 1920 İlk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edilirken 5 Şubatta TBMM'nin gizli oturumunda Londra Konferansına Ankara Hükümeti adına heyet gönderilmesi ve heyetin Meclis üyelerinden oluşması kararlaştırıldı. Bekir Sabi Bey başkanlığındaki heyet, 6 Şubatta Ankaradan hareket etti ve 21 Şubat tarihinde başlayan konferans 12 Martta sona erdi.
TBMM hükümeti ile Rusya arasında 16 Martta Moskova anlaşması imzalandı. Masa üzerindeki zaferleri, meydanlardaki zaferler izliyordu. 1 Nisanda 2. İnönü zaferi kazanıldı. 5 Ağustos Mustafa Kemal'e geniş yetkilerle 3 ay süreyle Başkumandanlık tevcih eden kanun TBMM'de kabul edilirken, 23 Ağustos 1920 günü Yunan Ordusu taarruza geçti ve Sakarya Meydan Muharebesi başladı. 26 Ağustos'ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın şu emri geldi ; '' Hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz '' O gun saat 05.30'da topçu ateşiyle Kocatepe'den Büyük Türk Taarruzu başladı. Türk Süvarileri, 9 Eylülde İzmir'e girdi ve Kadifekale'ye Türk Bayrağı çekildi.
13 Eylülde Sakarya Meydan Muharebesi sona ermiş, düşman Sakarya Nehrinin doğusunda imha edilmesiyle zafer kazanılmıştı.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 19 Eylülde Gazi Ünvanı ve Mareşal rütbesini aldı. Yeni yılın başlangıcında Mersin ve Adana düşman işgalinden kurtulmuştu. Dört bir bucak Türk Topraklarının düşman çizmesi altındaki esareti birer birer sona eriyordu. Cepheye hareket eden Mustafa Kemal, saatler ilerleyip sonuç alınınca 31 Ağustos sabahı savaş meydanını dolaştı. Mustafa Kemal, gördüğü manzarayı törende, ordunun zaferinin büyüklüğünü, buna karşılık '' hasım ordunun '' uğratıldığı felaketin dehşetini ve savaş meydanından toplanan ölülerin, esir kafilelerinin oluşturduğu görünüm '' bir mahşeri '' andırdığını özenle kurduğu cümlelerle aktardı. Mustafa Kemal Atatürk, aynen şöyle dedi, Türk vatanına göz dikeceklere Türk'ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, hucumunu, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlayacağını kaydetti.
Kurtuluş Savaşı sadece Türkiye Türklerine değil, işgalci kuvvetlerin boyunduruğu altında bulunan milletlere de umut kaynağı olmuştur. Tam bağımsız bir devlet olma yolunda verilen mücadele yeni Türk devletinin temelleri de böylece atılmış oldu. Tüm sömürge uluslarına örnek olan Kurtuluş Savaşı Türk Devletinin tüm dünyada kabul görülmesini sağlamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk, 28 EKİM 1923 tarihinde Çankaya Köşkünde milletvekilleri ve yakın silah arkadaşlarının bulunduğu yemekte '' Efendiler Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz '' demiş ve 29 EKİM günü TBMM'de Cumhuriyet ilan edilmiştir.
Türk milletini vatansız ve bayraksız bırakmayan başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere aziz şehitlerimizin mekanları cennet olsun. Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu olsun. YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ. Ne mutlu Türküm diyene.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: