TÜİK'in ilk kez yayımladığı Sosyoekonomik Seviye (SES) raporuna göre, en düşük il Sinop oldu.
Türk Dil Kurumu’na göre; “Bir ülkenin ya da bölgenin ekonomik koşullarıyla sosyal yapısı arasındaki ilişkinin incelenmesiyle elde edilen verilerin tümüne” sosyoekonomik deniyormuş.
Ekonomik ve sosyal açıdan en kötü…
Tarihinde dünyayı birbirine bağlayan bir liman kentinden şu geldiğimiz hale bakınız!
Nedir bunun nedeni?
Görev yapan valiler, belediye başkanları, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları, dernekler mi? Kim bizi bu hale getirdi?
Ben söyleyeyim; siz, biz, ben, sen! Kısacası Sinoplular…
- Bu memleketi bu hale getirenler, ne istediğini bilmeyen, bildiğini istemeyenler.
- “Başkanı eleştireceğim ama benim partimden” diyen. “Vali bir şey yapmıyor ama iyi insan” Diyen.
- Siyasetçisi için;” Bizden” Diyen.
- Susan, görmezden gelen, görse de “Partiye ayıp olur” Diyenler…
- Senden başkası değil bu kenti bu hale getiren. Her zaman söylerim; “İnsanlar hakkettiği gibi yönetilir. Ya da hakkettiği gibi yönettirir.”
- Basın, sizin için eleştirdikçe, sizin hakkınızı aradıkça, sizin daha iyi bir Sinop’u hakkettiğinizi düşünerek eleştirdiğinde partizanlık ve ayrımcılık yapanlar, eleştirileri kişiselleştirenler var ya; sorumlu sizlersiniz.
- Partinizi ayakta tutmak için bu kenti hiçe sayanlar; sorumlusu sizlersiniz.
- Bir ihbar yaparken; “İsmim duyulmasın, Vali’ye Başkana ayıp olur” Diyerek, basını işine geldiğinde sözüm ona tetikçi olarak kullanmaya çalışanlar; sorumlu sizsiniz.
- “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” Diyenler; sorumlu sizlersiniz.
- “Benim başıma gelmedi o zaman beni ilgilendirmez” Diyenler; sorumlu sizlersiniz.
- Kahvehane, çay bahçesi, meyhanede kendi aranızda konuşup, o masalardan kalkıldığında hiçbir şey olmamış gibi vatandaşlığı unutup, partizanlık yapanlar var ya; sorumlu sizlersiniz.
- Sandıkta hizmete ve hizmet edene değil, hısımına, partisine oy verenler; sorumlu sizlersiniz.
- “Dedikodu “Denilen illetten bir adım dahi ilerleyemeyip, hakkını savunan bilinçli bir vatandaş olamayanlar var ya; sorumlu sizlersiniz.
- Konudan bir haber olup, gerek sahte hesap açarak, konunun dışında sırf yazmak olsun diye yazanlar, kendi hesaplarından eleştirerek basına saldırıp, yazdığının ekran görüntüsünü alarak valisine, başkanına, siyasetçisine yalakalık yapanlar; sorumlu sizlersiniz.
Size bunun gibi onlarca neden sayabilirim ancak tek bir nedene bağlanır; bu kentin asıl sahibi olan halktır. Daha refah ve çağdaş bir kent için istemeyi bilmeyenler sorumlusudur bu kentin bu halinden.
Sinop Antik Çağ'da Karadeniz'in (Kırım kıyıları da dahil) en önemli kenti iken, tersanesi, fabrikaları ile nam salmış iken, 2025 Yılında Sosyoekonomik Seviye raporuna göre, en düşük il oldu.
Dünya yıllar geçtikçe gelişirken, Sinop geriledi. Neden mi?
Yukarıda saydığım ve sorumlu tuttuğum Sinoplular var ya, onlar şunları da yaptılar;
* Devletin asli görevi olan iş ve hizmetleri ayakta alkışladılar.
* Belediyelerin asli görevi olan hizmetleri ayakta alkışladılar.
* Çöp arabasıyla poz veren belediye başkanlarını sanki büyük bir hizmetmiş gibi göklere çıkarttılar.
* Yıl 2025 ve tankerle su taşıyan valiyi alkışladılar.
* Kaldırım taşı döşeyen belediye başkanını ayakta alkışladılar!
* Lağımın içinde yüzdüler ama yine de valisine, belediye başkanına, siyasetçisine seslerini gür bir şekilde çıkartmadılar.
Sinoplu böyle olduğu sürece, Sinop böyle olmaya devam edecek. Böyle olmayan, bilinçli Sinoplu yok mu? Tabii var ancak istisnaların çoğunluğa gücü pek yetmiyor.
Partizanlığı bırakmadıkça, riyakarlığı bırakmadıkça, bilinçli ve ne istediğini bilen, bunu isteyen, istediği ve hakkettiği hizmeti almadan işin peşini bırakmayan, istediğini alamayınca da sandıkta gereğini yapmadıkça; bugün dünden, yarın ise bugünden iyi olmayacak.
Çok yazmaya gerek yok. Karar sizin. Ya kendinize gelir ve bu kenti ayağa kaldırırsınız ya da bugün Sosyoekonomik açıdan dibe vuran Sinop’u tarihte olduğu gibi bağlarlar bir ilin ilçesine! Öylece bakar dururuz...
Kendine gel ve kentini kendine getir. Yalana, dolana, tatlı dile inanma. Söylenen değil, hissettiğin, istediğin hizmeti alabilmek için bilinçli bir vatandaş olmalısın.
Böyle giderse daha çok vali yetiştiririz turizm yerine manda yoğurdu diyen.
Daha çok geçer başımıza rezalet bir kabini halk tuvaleti diye yutturan belediye başkanları…
Kenti yönetenlerin vizyonu halkın vizyonun aynasıdır…
Bu yazıda kentim gibi yarım kalsın. Belki bir gün, bu kentli ile birlikte Sinop’u hakkettiği bir seviyeye çıkartırız.
Siz istedikten sonra engel yok. Sinoplu'ya olmaz de ve sonra otur izle. Görüşmek üzere...



