Depremin acı hikayeleri çıkmaya devam ediyor
Kahramanmaraş merkezli depremlerde depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay'da, ilk anda ailesine telefonla ulaşamayınca iş yerinden 15 kilometre uzaklıktaki evine koşarak giden Gökhan Habiboğlu, annesini olay yerinde babasını da hastanede hayatını kaybetti.
Yayınlanma :
11.04.2023 11:30
Güncelleme :
11.04.2023 11:36
Yaşadıklarını anlatan Gökhan Habiboğlu, ''4.17'de deprem oldu zaten, ben çalışıyordum iş yerindeydim, ailem evde tek başınaydı. İş yerinden kendimizi zor attık. 15 kilometre mesafe vardı ev ile iş yeri arasında. Oradan koşarak geldim yani 10-12 kilometre koştum onları kurtarabilmek için, telefonlar zaten çekmiyordu bir türlü ulaşamıyordum aileme. İşte bir Armutlu ‘ya kadar yetiştim Yolda eşim bana ulaştı 'iyiyiz' dedi. Yanına gitmeye gerek duymadım yani o anda anneme bakayım dedim. Sümerlere doğru gittim orada da 3 kilometre daha koştum. Yetiştiğimde annem yerde vefat etmişti babam da orada değildi arkadaşlar hastaneye götürmüşler. Hastane hastane gezdik bir türlü bulamadım hepsi yıkılmıştı. Sonra işte ben babamı teslim aldım arkadaşlardan araştırma hastanesine götüreyim dedim yani 30 kilometrelik yolu 6 saatte gidebildik"dedi.
Babası da hastanede vefat etti
Heryerin kilit durumda olduğunu aktaran Habiboğlu," Zaten hastane, yani cehennem derler ya onun gibi bir yer. Herkes kanlar içinde yerde yatıyor. Babama da ilk müdahale ettiler ama yatması gerekiyordu hastanede yatıramadılar, çıkmak zorunda kaldık oradan 3-4 gün babamla beraber biz arabada kaldık. Sonra 5 litre mazot bulabildim bir yerden Samandağ Devlet Hastanesi'ne götürdüm.Babama 'amca senin bir şeyin yok' dediler. Eli yaralıydı çünkü görmemişlerdi daha. O halini elini açtıkları gibi işte orada bana doktor 'her şeye hazırlıklı ol elini kesebiliriz' dediler. Bizi Adana'ya sevk etti. Adana Seyhan Devlet Hastanesine gittik orada da müdahale edemiyoruz dediler. Mikro cerrahi lazım dediler. Ortadoğu Hastanesine gönderdiler orada da ameliyat ettiler. İyiydi babam yani gülüyordu iyileşeceğim diyordu birden bire fenalaştı nefesi kesildi, doktorlar müdahale etti, Allah var yani 1,5 saat kadar müdahale ettiler çıktılar 'başın sağolsun' dediler. Tek tesellimiz mezarları var en azından, çıkartabildik mezarlarını yaptım yani şimdi bir Fatiha okuyabileceğim mezarları var, bir sürü akrabayı bir sürü dostu arkadaşı kaybettik. Evlerimiz gitti işte böyle konteynerde yaşıyoruz çadırdaydık önce bugün bizi konteynere taşıdılar"diye konuştu.
Ahmet Arslan
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: