Mutlu kentin kimsesiz amcası!

Mutlu kentin kimsesiz amcası!
10 Şubat 2020 - 00:47 - Güncelleme: 10 Şubat 2020 - 01:14
Reklam
Reklam

Yaşar Karadeniz…

1945 Sinop doğumlu.

Sosyal bir hesapta şu fotoğraf ve yazıyla rastladım ona;

“Sinoplu 1945 doğumlu Yaşar Karadeniz Kastamonu Devlet Hastanesinde vefat etmiş olup cenazesi Sinop kimsesizler mezarlığına defnedilmiştir. Allah rahmet eylesin.”

 

Mutlu kent denilen bir yerde, kimsesiz bir insan...

 

Annesi, babası ve bir de kardeşi vardı. Diğerlerini bilmiyorum ama yaşayan bir kardeşinin olduğunu öğrendim. Kardeşinin haberi var mıydı? Varsa da gelmeye hali vakti var mıydı? Bilmiyorum.

 

Bir balta ile geçen ömür…

 

İnsanlar yuvalarında üşümesin diye odun kırarak kazanırmış ekmeğini.

Hayatını bir balta ile işlemiş kırdığı odunların arasına.

Yorgun düşen bedeni onu ayırmış en yakın arkadaşı olan odunlardan…

Uzun zamandır rahatsız olduğunu öğrendim.

İnsanların yuvasını ısıtan Yaşar amca, kendi evinde yalnızlık, soğuk ve hayalleri ile baş başa bırakılmış.

Sinop belediyesi, Yaşar amca hayattayken   evine sık sık yardım ettiğini öğrendiğimde rahatladım. Emeği geçenlere insanlık adına şükranlarımı sunuyorum.

Alın teri için, ekmeği için elindeki baltasıyla odunları dize getiren Yaşar amcanın vücudu, artık onu bile taşıyamaz olmuş.

Soğuk, yalnızlık, hayallerinin yanında bir de, çaresizlik girmiş hayatına.

 

İnsanoğlu her şeyin üstesinden gelebilir belki ama ‘Kimsesizlik’ başka!

 

Ana kucağında başlayan bir hayat, son buldu 06.02.2020 saat: 12.55’de yoğun bakım köşelerinde…

Hastalığı ağırlaşınca, önce Sinop Devlet Hastanesi, daha sonra da Kastamonu’da yoğun bakıma alınmış.

Zaten Yaşar amca için en yoğun bakım, hastane demekti sonuçta…

Kastamonu’dan aramışlar Sinop Belediyesini ve “ Burada kimsesiz bir ölü var. Sinoplu” diyerek gereğinin yapılmasını istemişler.

Belediye görevlileri ve bir kaç hayırsever ile, 7 Şubat 2020’de kimsesizler mezarlığına defnedilmiş Yaşar Karadeniz…

 

Ömrü boyunca kimlere iyilik, kimlere kötülük yaptı?

İyi mi yoksa kötü birimiydi?

Ne önemi vardı ki…

Bir sosyal medyası olsaydı şayet, binlerce sanal arkadaşı olurdu. Belki o zaman dört kollusunu hayırseverler değil, sevenler taşırdı…

Gerçeği, günümüze baktığımızda, hiç birimiz Yaşar Karadeniz’den farksız değiliz bir nebze de olsa.

Öyle ya;

Sosyal medya hesabında binlerce arkadaşı olanların cenazesi kaç kişiydi ki sanki…

 

Merhum Yaşar Karadeniz’in bu hazin hayat hikâyesini duyduğumda çok üzüldüm. Aslında, biraz kızmadım da değil.

Çünkü, belediyemiz ve Müftülük “Kimsesiz Yaşar Karadeniz, hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi şu vakitte, şuradadır” deseydi eğer, bu sevaba ortak olma şansımız olurdu. Bu  fırsatı neden elimizden alındı? Anlayamadım.

Böyle bir anons yapıldı mı? En azından ben duymadım.

Neyse artık.

Giden gitti, kalanlar ise kalakaldı…

 

 

Şimdi buradan her bir yetkiliye, her birinize ve hayırsever her vicdana sesleniyorum;

Gelin yaşamında yanında olmaya fırsat bulamadığımız Yaşar Karadeniz için Mevlid-i Şerif okutalım.

Bunun anonsunu da “Kimsesiz sanılan Yaşar Karadeniz” diye yapalım…

İsmi olan Yaşar’a layık olabildik mi bilinmez amma, Soy ismi olan Karadeniz’e layık olmaya var mısınız?

Var mısınız, bir kimsesizin kimsesi olmaya?

 

Merhum Yaşar Karadeniz’in ruhuna El -Fatiha…

 

 

Reklam
Reklam
Bu haber 3449 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.