GÜNDEM
Yayınlanma: 11 Mart 2025 - 17:30
Güncelleme: 11 Mart 2025 - 17:36
Sinop'ta Sağlık Personelleri Gece Çalışma Ücretlerinin Artırılmasını Talep Etti!
Genel Sağlık-İş Sendikası Sinop İl Temsilciliği, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gece çalışma saatlerinin iki katı ücretle ödenmesi gerektiği talebiyle basın açıklaması düzenledi.
GÜNDEM
11 Mart 2025 - 17:30
Güncelleme: 11 Mart 2025 - 17:36
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Poliklinikleri önünde Genel Sağlık İş Sendikası Sinop İl Temsilcisi Mustafa Aytaç tarafından gerçekleştirilen açıklamada sağlık çalışanlarının gece çalışmalarının sağlıklarına ciddi zararlar verdiğini belirtildi.Aytaç, “İnsanları sağlığına kavuşturmak ve korumak gibi, yaşamın en önemli alanında hizmet üreten Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları gece çalışmaları nedeniyle, kendi sağlığını tehlikeye atmaktadır. Gece çalışmak hayatı tehdit eden pek çok hastalığa yol açmakta ve dünyanın çoğu ülkesinde Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının gece çalışmaları, gündüz mesailerinden daha yüksek oranda ücretlendirilmektedir. Yetkili sendikalar sus pus iken sendikamız Genel Sağlık İş ise görmezden gelinen bu önemli konuya yönelmiştir. Bakanlık bilmelidir ki; sağlık emekçilerinin gecesi birçok meslek grubundan daha karanlık geçmektedir. Çünkü sağlık emekçileri fedakarca, yedi gün 24 saat hizmet ürettikleri halde, bu çalışmanın karşılığını alamamakta ve sağlıklarından olmaktadır.” dedi.
Aytaç, açıklamasında Nobel ödüllü bilim insanları Aziz Sancar ve Jeffrey C. Hall'ın çalışmalarına atıfta bulunarak, "Gece çalışmanın sağlığa zararlı olduğu konusunda yayınlanan on binlerce bilimsel araştırma ve makale yayınlanmıştır. Bu konuda ünlü bilim insanımız Aziz Sancar, 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü almış ve araştırma konusu “Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmadır” Bu çalışmada gece çalışan insanlarda DNA tamirinin zor olduğu açıkça belirtmektedir. Aynı zamanda insan vücudunun biyolojik saatini inceleyen ve bunu kontrol eden moleküler mekanizmaları ortaya çıkaran Amerikalı bilim insanı Jeffrey C. Hall, ( Jefriy Hol) 2017 yılında bu çalışması ile Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu çalışmada da insanların biyoritminin bozulmasının sonuçları açıklanmakta, gece çalışmanın sağlığa zararlı olduğu kesin ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 2020 yılında Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), gece vardiyasında çalışmayı sınıf 2A kanserojen olarak sınıflandırmıştır.Gece çalışmak kadın sağlık çalışanlarında meme kanseri riski artırmaktadır. Kalp damar hastalıklarını ve kalp krizini de ciddi oranda tetiklemektedir. Gece çalışanlarda Tip 2 Diyabet, depresyon ve anksiyete bozukluklarına çok daha sık rastlanmaktadır. Aynı zamanda gece çalışanlarda KOAH ve kalınbağırsak kanseri sık görülen hastalıklar arasındadır. Gelelim sağlıkta şiddet olaylarına; sağlıkta şiddet olaylarının büyük bir kısmı, nöbetlerde ve gece mesailerinde yaşanmaktadır. Gece çalışan sağlık emekçileri bu açıdan da büyük risk altındadır. Bunca zorluğa rağmen sağlık emekçilerinin gece verdiği emek ise “nöbet” adıyla geçiştirilmekte, bu nöbetler karşılığında kural olan izin kullanılması ise fiiliyatta istisna haline gelmektedir.” ifadelerinde bulundu.
Gece çalışmanın sağlığa zararları göz önüne alındığında, sağlık çalışanlarının bu mesailer için daha yüksek ücret alması gerektiğini dile getiren Aytaç,"Bu yoğun emeğin karşılığında sağlık emekçilerine normal mesai ücretinin üçte biri ya da yarısına denk gelen nöbet ücretleri reva görülmektedir. Bilindiği üzere ülkemizde işçi statüsünde çalışan arkadaşlarımızın tabi olduğu 4857 sayılı iş yasasında, gece saat 20.00 ile sabah 06.00 arası gece çalışması olarak değerlendirilmekte, imzalanan pek çok toplu iş sözleşmesinde çalışma süreleri 7,5 saat ile sınırlandırılmakta ve daha yüksek ücretlendirilmektedir. Kamu sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının mesai dışı gece çalışma süreleri 16 saati bulmakta ve çok daha az ücretler almaktadır. Hayatın tümünü ele aldığımızda ise sağlık emekçilerinin gece çalışması hayatları boyunca devam etmektedir. Bunları görmezden gelen ve emekçiyi emekçiden ayıran sarı sendikaların en çok yaptıkları işlerden birisi de kendi üyelerini gündüz çalışılan yerlere yerleştirmektir. Böylece zaten maddi olarak hakkı ödenmeyen gece çalışanlar, aynı zamanda sarı sendikaların yanında yer almadıkları için onlara bir cezalandırma, bezdirme ve mobbing aracına dönüştürülmektedir. Bu haksız uygulamalar çalışma barışını bozmakta, sağlık çalışanları arasındaki birlik ruhunu zedelemektedir. Sendikamız Genel Sağlık-İş olarak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tüm haklarımızda olduğu gibi, sağlığımız için tehlike anlamına gelen gece çalışmanın, gerçek karşılığını almak için mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Konuyla ilgili olarak tüm muhataplarımıza, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve kanun koyuculara, yani idarecilere sesleniyoruz! Gece çalışmak açık, net ve bilimsel olarak sağlığımıza zararlıdır. Sağlık emekçilerinin gece çalışma çizelgelerinin, hakkaniyetli, eşitlikçi, keyfiyetten uzak ve yandaşı gözetmeden belirlenmesini istiyoruz.Kanun koyuculardan ve idarecilerden talebimiz, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gece çalışması, gündüz mesaisinin iki katı olarak ücretlendirilmelidir. Bu süreçte de doktor, hemşire, ebe, radyoloji teknikeri, laborant, hizmetli yani tüm sağlık emekçilerini bu adaletsizliğe karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Gecemizi gündüze kavuşturacak olan, örgütlü mücadeledir, sizleri de bu mücadelede omuz vermeye davet ediyoruz. Son olarak vurguluyoruz ve talep ediyoruz! Gece çalışmak sağlığa zararlıdır!Gece çalışmamızın karşılığı gündüz mesaisinin iki katı olarak ücretlendirilmelidir.“ ifadelerine yer verdi. İlginizi Çekebilir








