KARAVAN NOTLARI (SON) VE ÜLKEMİZ!
Yayınlanma :
28.07.2024 14:14
Güncelleme
: 28.07.2024 14:14
Kemer ve Beldibi/Bahçecik’te birer gecelik konaklama sonrası “ver elini Sinop” dedik ve kürkçü dükkânına geri döndük. Artık karavan macerası şimdilik bittiğine göre gündeme geri dönebiliriz. Sadece şunu yazmam gerek; Mümkünse tatillerinizi karavan ile gerçekleştirin. Herkese tavsiye edebilirim. Kendinizi olağanüstü özgür hissedeceksiniz. Ayrıca oldukça da ekonomik tatil yapmış oluyorsunuz. Günümüzde ne kadar zor bir öneride bulunduğumu biliyorum. Şimdilik imkânı olanlara seslendim zaten.
Ülke uçuyor arkadaşlar. Gerçekten uçuyor. Ne istikrar var, ne de denetim. Yalnız, 27 günlük Ege ve Akdeniz turumuzda gördüğümüz tek şey fiyatların uçtuğu. Normal kafelerde bir bardak çayın 30 TL, bir şişe biranın 140 TL, bir gözlemenin 150 TL olduğunu görmek yetmezmiş gibi bir tas mercimek çorbasının 180 TL, et yemeklerinin porsiyonunun 400 TL. olduğunu görmek çok acıydı. Biraz daha lüks(!) sayılabilecek yerlerde tek lahmacuna 600 TL, küçük boy pizzaya 800 TL. yazılması şaşırtmamıştı artık. Kendi kendimize sorduğumuz tek soru ; “Nereye gidiyoruz?” oldu.
Sinop’ta farklı mı peki? Sinop’ta ülkemizin bir parçası olduğuna göre farklı olamaz doğal(!) olarak. Bir mekânda bir 35’lik rakıya 1750 TL yazmak, bir kilo pirzolayı 2.500 TL den satmaya kalmak “size afiyet olsun, bir daha gelmeyin kardeşim” demektir aslında.
Bazıları işin kolayını bulmuşlar kendilerine göre. Diyorlar ki; “5 çeşit meze+ana yemek kişi başı 900 TL. İçkini kendin getir arkadaş”. Ne değişiyor peki? 4 kişi otursan, bir de 70’lik koysan yine geldi kişi başı 2.000 TL’ye.
Evet, enflasyon var ve çok yüksek. Evet, hükümet bütün yaptıklarını bilerek ve isteyerek yapıyor. Ama fırsatçılar da az değil kardeşim.” Ne kaptımsa kar” telaşında. Bu günü kurtarayım, kardan zarar etmeyeyim, hatta gelecek günlerin cukkasını bir kenara koyayım telaşı içindeler. Gerisi Allah kerim diyorlar. Nereye kadar peki?
Hükümet ezdikçe eziyor. Artık her cepheden açıktan taarruza geçmiş durumda. Eğitimde istediklerini gerçekleştirecek düzenlemeleri yapıyor, sokak hayvanlarına yaşam hakkı tanımadığını açıklıyor, ekonomide tüm kemerleri son deliğine kadar sıkıyor. Neden?
Çünkü artık normal koşullarda sonlarının geldiğinin farkındalar. O nedenle son hamleyi yapmayı planlıyorlar. Yani kendilerini garantiye alacak rejim değişikliğini. Sağ olsunlar, muhalefette bunlara “yumuşak yumuşak” cevap veriyor. Demokratik Sivil Toplum Örgütleri zaten yok olmuş. Ne sendikalar kalmış, ne de Odalar. Buyurun cenaze namazına.
Bizler birbirimize dert yanarak teselli bulmaya çalışıyor, uluorta dedikodu yapıyoruz sadece. Neden böyleyiz, nasıl bu hale geldik? Hiç düşünüyor muyuz? Çözüm üretiyor muyuz? Hayır! Bir örgütlenmeye gitsek önce birbirimizi yiyoruz. Yalan mı?
Kalın sağlıcakla!
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: