USKUMRU, EŞEK İSTAVRİTİ (Geçen Haftanın Devamı)
Yayınlanma :
10.06.2021 17:53
Güncelleme
: 10.06.2021 17:53
Ufak sandalda dört kişiyiz kalabalık sayılırız. Bu durumda tekne suya gömülü neredeyse iki karışlık su kesimi var. Oltama balık vurdu hızla çekiyorum; mavi-yeşilimtırak hareketli ilk görüntüler gittikçe beyazlaşıp çoğalıyor. Balıklar seçilmeye ve netleşmeye başladı. O da ne! Beyazbalık topağının altında daha büyük bir beyazlık peydah oldu. Merak ediyorum bu ne? Balıkları hızla çekiyor teknenin içine alıyorum. Alttan gelen şey belli oldu. Suyun üstüne doğru hızla yükselen ve büyüyen, bu hızla kesin tekneye atlayacak ve bana çarpacak, ağzını açmış koca bir “Köpek balığı” korkarak yüzükoyun teknenin içine yatıyorum.
Gülüşmeler, esprili konuşmalar arasında küpeşteden denize bakıyorum, köpek balığı yok olmuş. Takımdaki hazır yakalanmış balıkları kapmak için gelen köpek balığı balıklar yok olunca dalıp gitmiş.
İkindi oldu, hızlı ve devamlı çalışmaktan yorulduk ve acıktık. Akliman ağzına doğru iki adanın önlerinde demirsiz serbest bıraktığımız teknede yanımızda getirdiğimiz soğuk tava uskumru ve kuru soğandan oluşan kumanyalarımızı yemeye başlıyoruz. Hemen yanımızda avlanan Habeş Şükrü’nün kardeşi Dalyancı Kazım Gümüş’ün teknesi, baş üstüne koydukları mangalda Uskumru tüttürüyorlar. Rahmetli Kazım amca, bizim tekneye bağırıyor.
Sabri, oğlanı yolla; taze balık yesin! Tekneler hızla borda bordaya geliyor. Ben tekne değiştiriyor ızgara balığımı yiyip, geri dönüyorum.
Uskumru bazen zamansız çıkar, 1960’lı yıllarda Sinop’un değişmez iki piknik alanı vardı. Biri Ada’da önündeki küçük siyah kumlukta denize girdiğimiz Erkekler denizi ve hemen sahilindeki Ermeni Çeşmesinden su içtiğimiz Zeytinli; diğeri Orman İşletme Müdürlüğü’nün boş araziyi akasya ağaçları ile ağaçlandırdığı Baykal Çeşmesi arkasında büyük karadut ağaçlarımım olduğu, önünde beyaz kumluk sahil olan “Orman İşletmesi” piknik alanı idi.
Temmuz sonlarındayız; kumanyalar, çantalar, kilimler, semaver piknik için gerekli her şey sandala doldurulmuş, işletmenin ağaçları altına serilmişiz. Ben denizdeyim, yemek yemek için bile denizden çıkmıyorum. Öğleyi geçtik, babam seslendi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: