Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

YAZIyorum
[email protected]

"NORVEÇ FİYORTLARI" GEZİMİZ

01 Haziran 2024 - 10:58

Başka bir iklimde başka, bir lokasyonda gezimiz olacak “Norveç Fiyortları”… 4 Mayıs 2024 günü başlayan (7 gece 8 gün) gezimize İstanbul Havalimanı’nda grubumuzla gece saat 04.00’da buluştuk. Saat 07.00‘de THY ile 3 saatlik yolculuk sonrası Almanya Hamburg Havalimanı’na indik. “MSC EURIBIA” gemimize transferimizi yapacak otobüsümüze bindik. Bir saatlik yolculuk sonrası Avrupa’da “Yelken Şehri”olarak bilinen “KİEL”e limanına girdik.

KİEL (Almanya) 250 bin nüfusa sahip turistik bir şehir.Almanya’nın en büyük denizcilik şehirlerinden biri olan Kiel,Almanya’nın kuzeyinde bulunmaktadır. Şehri ikiye bölen ve derin bir körfez olan “Kiel Fiyordu” kıyısındaki toprakları ile her sene binlerce turistin seyahat planında yer alan Kiel; kültürel yapısı, yöresel yemekleri ve turistik mekanları ile dikkat çekmektedir. Ayrıca şehrin büyük bir limana sahip olması, her yıl binlerce yük gemisinin uğradığı önemli bir ticaret merkezi haline getirmektedir. Bir devlet üniversitesi olan “Kiel Üniversitesi” mezunları ve eğitimcileri günümüze denk, 12 Nobel ödülü kazanmış ve “Dünya Üniversiteler”sıralamasında dünyanın en iyi 18. üniversitesidir. Denizcilik yüzlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. 2.Dünya Savaşı sırasında şehirdeki gemi inşa merkezi ve denizaltı üretimi, Alman İmparatorluğu için önemli hizmetlerde bulunmuştur. Bu nedenle savaş yıllarında bombalanmış ve büyük yıkıma uğramıştır. Savaşın ardından yeniden inşa edilen Kiel,günümüzde “YELKEN ŞEHİR” olarak bilinmektedir.

“NORVEÇ FİYORTLARI” GEZİMİZ

Gemiye giriş işlemlerimizi hallettikten sonra MSC EURIBIAgeçtik. Gemimiz; 184.011 ton ağırlığında, 331 metre uzunluğunda, 43 metre genişliğinde, 73.6 metre yüksekliğindedir. Yolcu kapasitesi de; 6.334 kişi…Yemeğimizi aldıktan sonra tatbikata katıldık. Odalarımıza (kamara) çekildik. Valizlerimizde gelmiş. Akşam yemeğine kadar dinlendik. Akşam yemeğine 12 kişilik Ayancık grubumuzla masamıza geçtik. Yemek sonrası tiyatro bölümündeki gösteriyi izledik. Kameralarımıza geçtik.Yarın Kopenhag’dayız.

5 Mayıs 2024 (Kopenhag-DANİMARKA)

Sabah kahvaltımızı aldıktan sonra, rehberimiz de bizi kente taşıyacak otobüste grubumuzla buluştuk. Kuzey’in korkunç hava şartlarına karşın her yere bisikletle giden insanlar, eğitim ve sağlığın ücretsiz olduğu, asgari ücret gelirleriyle ülkeler arası gezilere gidebilecek bir sosyal devlet. Kimsenin dil, din,ırkına göre değerlendirilmeyen hatta cinsel kimliklerin kimseyi ilgilendirmediği ve de şehrin tam ortasındaki limanın bile yüzülebilecek temizlikte olan temiz bir kent Kopenhag.Danimarka’nın başkenti ve en kalabalık şehri. Danimarka’nınSjalland Adası’nın doğusunda yer alan kent dünyanın mutlukentlerinden. Neden mutlu olmasınlar ki; refah seviyeleri oldukça yüksek ve çok kalitede kamu hizmetleri almaktalar.İnsan hakları ve düşünce özgürlüğünün gerçekten uygulandığı bir yer. Kentin adının kendi dillerindeki anlamı olan “Tüccarların Limanı” olduğu biliniyor. Kopenhag, geçmişi Vikinglere uzanan ticaret limanı. Viking kalıntıları ve kaleleri ile ünlüdür.

“NORVEÇ FİYORTLARI” GEZİMİZ

İlk durağımız Gefion Çeşmesi; Mitolojik hikayesine göre İsveç Kralı Gylfi, Gefion’a ona bir gecede sabanla sürebileceği arazi vereceğini vaat etti. Gefion, dört oğlunu da öküze döndürdü daha fazla arazisi olması için… Bu çeşme şehrin en büyük abidelerinden biridir. çeşmenin başında yer alan 4 boğalı kadın (pagan tanrıçaları Gefion ve Gejfun’u)temsil etmekte. Para atarak dilek dilediğinde gerçekleşeceği söylenmekte. Çeşmenin yapımı oldukça uzun sürmüş. 10 yıl sonra 1908 yılında halka sunulmuş. Mimar ve Sanatçı Andreas Bundgoard tarafından yapılmış. Bu arada rehberimiz; bugün Kopenhag Maratonu yapıldığından gezi güzergahımızı değiştiğini ama programdaki tüm lokasyonları göreceğimizi söylüyor.

Gefion Çeşmesi’nin hemen karşısında St. Alban’s Church(Aziz Alban Kilisesi) İngiliz Kilisesi olarak anılıyor. Şehirde gelişen İngiliz cemaatine hitap etmek için 1885-1887 yılları arasında inşa edildi. ünlü Arthur Blomfield tarafından tasarlanan kilise, Lancet Gotik tarzından esinlenerek Gotik Uyanış Mimarı tarzında örneklendiriliyor. Sakin bir parkta yer alan kilise, Gefion Çeşmesi’nin hemen yakınındadır.

Şehir merkezine otobüsümüzle geldiğimizde rehberimiz ana caddede “maraton” devam ettiğinden alt geçitten geçerekStroget Caddesinin başlangıcına geldik. Burası kentin en önemli caddelerinden biri. Alışveriş kalbinin attığı, Avrupa’nın en uzun Yaya yolu özelliğini taşıyan 1962’den bu yana trafiğe kapalı bir cadde. Lüks markaların yanı sıra bütçenize ve zevkinize uygun seçim yapma şansı tanıyan mağazalar bulabilirsiniz. Yine restoran, cafe ve barlarda bulunmakta.Caddede sevdiklerinize bol seçenekli pek çok hediyelik mağazalarda bulunmaktadır. Lego konusunda aklınıza gelebilecek her türlü logo seçeneği de göreceksiniz. Cadde Charlottenburg Sarayı ile Belediye Sarayı’nı birbirine bağlıyor. Caddede sokak sanatçılarının performanslarını da görebilirsiniz. En önemli tarihi yapılarını; Danimarka Kraliyet Tiyatrosu, Church Of Our Lady Katedrali, Stork Çeşmesi,Christinborg Sarayı gibi tarihi öneme sahip binalar yine bu caddede. Rehberimiz zaten sonuna doğru “Stork Çeşmesi”önüne buluşma zamanı vererek grubumuzu serbest bıraktı.

“NORVEÇ FİYORTLARI” GEZİMİZ

Serbest zamanda ilk durağan Belediye Sarayı (City Hall).Bina, kentin en yüksek binalarından biridir. Jens Olsen’in muhteşem “Astronomik Dünya Saati” de burada yer almaktadır. Yapımı 1905 yılında tamamlanan bina ücretsiz olarak girmek mümkün. binada asansör olmadığından kulenin üst noktasına erişebilmek için 300 aşkım basamak çıkmanız gerekmektedir. Ben mi? Hayır, çıkmadım. Binada kapalı salon toplantıları, sergi ve kültürel etkinlikler düzenlenmekte.Belediye binasının ana girişinin üstüne, 1177’de Danimarka’da baş piskopos olarak görev yapan figürü vardır. Önündekimeydan da büyüklüğünden; siyasi gösterilere, sportif müsabakalara, kutlamalara, anmalara ve konserlere ev sahipliği yapmaktadır. 2000 yılında GALATASARAY UEFA kupasını Kopenhag’da kazanmıştı. Karşılaşma öncesi İngiliz Arsenal takımı taraftarı ile bir çok kavga yaşanmıştı.

Leylek Çeşmesi (Stork Fountain) Prens Frederic VIII, Prenses Louise için 1994 yılında evlilik yıl dönümleri için yapılmış hediye çeşmedir. Üç leylek tasvir eden çeşmede 1950 yılından bu yana, yeni mezun ebelerin çeşme çevresinde dans etmeleri bir gelenek olmuş. Süre dolduğunda buluşma yerimiz olan burada grubumuz ve rehberimizle buluştuk.

“NORVEÇ FİYORTLARI” GEZİMİZ

Nyhavn’ya geldik. Rehberimizin ayarladığı deniz motoru ile kanal gezisi yapacağız. “Nyhavn” kentin gezilerek favorilerinden biri. Geçmişte şehrin ekonomisini sağlayan ticaret limanı olarak 1600’lerde yapılmış. Nyhavn, renove edilerek renklendirilen dizi dizi evlerle Kopenhag’ın en bilinen turizm noktası. Kanal çevresinde kafe ve restoranlardan hizmet alınmakta. Aynı zamanda yazar “Andersen”ın kaldığı ev burada. Hans ChristianANDERSEN tüm dünyanın tanıdığı masal yazarı, 2 Nisan 1805 tarihinde Odense’de fakir bir aile çocuğu olarak dünyaya geldi. Kunduracı babası 11 yaşındayken öldü. 1819 yılında opera sanatçısı olmak için Kopenhag’a gitti. Yönetmen beğenmediğinden işe almayı reddetti. 1822’den itibaren metinler yayınlamaya başladı. Masalları tuttu. “Çirkin Ördek Yavrusu” “Kar Kraliçesi” “Vahşi Kuğular” “Küçük Deniz Kızı” gibi masalları dünyada okunuyor. 4 Ağustos 1875’te Kopenhag’da öldü. Nyhavn daki 20, 67 ve 18 kaldığı evlerdi.

Deniz motorumuz geldi. Kanal Turu’na çıkıyoruz. Yaklaşık bir saat sürüyor. Teknenin rehberi İngilizce, bizim rehberde çevirerek bize anlatıyor. Kanalın iki tarafındaki 1350’li yıllardan kalma “Hansa Evleri” tarzını inşa edilmiş rengarenk binaları seyrederek yol alıyoruz. Köprüler altından geçerken kafaları kollamaya çalışıyoruz. Yağmur başlıyor. Teknemizin üstü ve yanları saydam pencerelerle kapanıyor. Dar bir kanala girdiğimizde yağmura rağmen kürek çekerek tekne içinde adeta piknik yapan aileler görüyoruz. Bir dönem deniz fenerliği yapan teknenin yanından geçerek devam ediyoruz.Opera binasının yanından geçerek devam ediyoruz. Yine “Black Diamond” Kraliyet Kütüphanesini görüyoruz.Turumuz bitiyor tekneden ayrılıyoruz. Yağmur devam ediyor.

Yeni durağımız Amelianborg Sarayı. Günümüzde Danimarka Kraliyet Ailesinin yaşadığı saraydır. 1760 yılında açılmış ve rokoko tarzına sahiptir. Amelianborg sarayının en önemli özelliklerinden biri de kürklü şapkaları ile ilginç üniformaları sahip olan askerler. Günümüzde saraya çekilen bir bayrak kraliyet ailesinin üyesini içeride bulunup bulunmadığına dair bir işarettir. Sarayın hizasına denk gelen Frederik Kilisesi1749’da yapımı planlanmış ve inşa edilirken ilk taşı kral 5.Frederik‘in koyması üzerine bu şekilde anılmıştır. 1894 yılında resmi açılışı yapılmıştır. Günümüzde dini seronomiyledüğünler konusunda en popüler kilise. Kilise ve sarayın yan yana olduğu meydanın ortasındaki Kral 5 Frederik’in at sırtındaki heykelin önünde toplu fotoğraf alıyor, gezimize yağmur altında devam ediyoruz.

“NORVEÇ FİYORTLARI” GEZİMİZ

Danimarka’nın sembolü, deniz ile bütünleşen Küçük Deniz Kızı Heykeli son durağımız. Bronz ve granit malzemelerden yapılmış heykel, Langelinie İskelesi’nde suda oturur pozisyonda kayalar üzerindedir. Bir masaldan esinlenerek yapılan, Danimarkalı yazar Andersen’in bütün dünyada popüler olan “Küçük Deniz Kızı” hikayesinden esinlenmiştir.Bu hikaye prens ile birlikte olabilmek için çok şeyden vazgeçen bir genç kızın hikayesini anlatmaktadır. Deniz kızı sevdiği adamı görebilmek için her sabah ve akşam denizin yüzeyine çıkmaktadır. Bu sebeple heykel denizde bir kaya üzerinde yer almaktadır. Hikayenin ilham kaynağı balerin “Ellen Price” olmuş. Heykel dönem dönem vandalizm kurbanıolsa da hep onarılmıştır. Heykel Danimarkalı meşhur bira markasının sahibi Carl Jacobsen, tarafından finansal desteğiyle heykeltraş Edward Eriksen tarafından 1914 yılında yapılmıştır. Fotoğraflar çekildi, gemimize transfer olmak üzere otobüsümüze geçtik. Kısa yolculuk sonrası gemimizdeyiz. Gezimizin 3. günü denizdeyiz. Gemideki etkinliklere katılacağız. Danimarka Kopenhag’dan ayrılıyor,Norveç’e yol alıyoruz.

Bu yazı 261 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum