Doğan ÖZDEMİR

Doğan ÖZDEMİR

" EMEKÇİNİN KÖŞESİ "
[email protected]

Dünyada ve Türkiye'de Büyük Sermaye

16 Kasım 2023 - 16:25 - Güncelleme: 13 Aralık 2023 - 23:01

Kitabın Yazarı: Erol MANİSALI

(Truva Yayınları, 1. Baskı, Mayıs 2008, 222 Sayfa)

En zor okuduğum kitapların başında ekonomi kitapları gelir. Ama bu konulardaki bilgi eksiğimi tamamlamanın başka yolu olmadığından okumaya çalışırım. Hele yıllarını bu işlere vermiş, köşe yazılarından tanıdığım birinin kitabını okumak da ayrı bir keyif veriyor. Kitap, bir tür ders kitabı gibi yazılmış. Büyük sermayenin tanımından alarak tüm dünyadaki ve ülkemizdeki durumunu ayrıntılarıyla incelemiş yazarımız.

“Büyük sermayenin ve büyük şirketlerin, özellikle Soğuk Savaş sonrasında üstlendikleri misyonu anlatmaya, örnekleri ve istatistikleri ile ortaya koymaya çalıştım. (…) Türkiye’deki büyük sermayenin (ve şirketlerin) çelişkilerini anlattım. Azgelişmiş ülkelerde, sistemin nasıl yerli şirketleri yanına alarak “kendi ülkelerine zarar verdirdiğini” örnekleriyle ortaya koydum” diyerek yazarımız amacını da özetliyor.

Batı, yani AB ve ABD ile aramızdaki anlayış farkı sermaye üzerinden incelenirse, onlarda sermaye ulusal niteliktedir. Kendi ulusuna zarar vermemeyi esas alır. Tek amacı daha fazla kar etmektir. Bunun için yeni pazarlar arar. Birbiriyle rekabet ederken bile kendi şirketlerine zarar vermemeye bakar. Ama rakip ülkelerdeki şirketleri ya tam kontrolüne alır ya da yok eder. Sermayenin o ülkeden kendi şirketi ve kendi ülkesine aktarılmasını sağlar. Bizde ve azgelişmiş ülkelerde ise milli diyebileceğimiz sermaye ve şirket ya çok azdır, olanlar da hızla emperyalizmin dayatması ve ÇUŞ’lar, yabancı büyük sermaye ve şirketler tarafından bir kaşık suda boğulur. Buna direnmek isteyen iktidarlar da yok edilir.

Özal zamanında başlayan AB’ye girme yarışı sonuç vermemiş, ancak tek taraflı olarak zorla Gümrük Birliği’ne girilerek ülkemiz bir sömürü tarlası haline getirilmiştir. Her gelen hükümet buna biraz daha alan açmakta yarışmış, ama kimse AKP döneminin eline su dökememiştir. 2002-2008 arasında başlatılıp hızlandırılan yabancı sermayeye akıl dışı kolaylıklar sağlayarak kendi milli sermayemizi de özelleştirme adı altında bunlara ve bunlarla iş birliği yapan yeni yetme yandaş sermayeye peşkeş çeken anlayış sonucu sata sata bitiremedikleri yer kalmadı. 

Dikkatle incelendiğinde yabancı sermaye ve şirketlerin sadece ülkemizin sanayi ve sermayesini çökertmekle kalmadığı, ellerindeki büyük güçle iktidarları da kurup devirdikleri görülecektir. BOP bu aşamaların sonucunda işlev kazanmış bir projedir. Şu anda geldiğimiz noktada yabancı sermaye ile bütünleşmiş bir yandaş sermaye, AKP tarafından siyasi olarak dinci bir dönüşümün dayanağı olurken aynı zamanda dinci sermayenin de kaynağı oluşturulmaktadır. Sivil yaşamda anayasada yaratılan boşluklarla yasal olarak devletin yapması gereken birçok şey dinci kurum ve kuruluşlara devredilmiş görünmektedir.

Kitabı dikkatle okuduğunuzda tüm bunları çok daha ayrıntılı olarak sadece bizde değil, tüm dünyada nasıl olduğunu rahatça anlayabiliyorsunuz. Bu nedenle okumanızı öneririm.

İyi okumalar dileği ile. (17.6.2023)

Bu yazı 1092 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum