Kitabın Yazarı: Murat AĞIREL
(Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Baskı-Şubat 2025, 344 Sayfa)
Araştırmacı Gazeteci-Yazar Murat Ağırel yine ülkemizdeki bir yaraya parmak basıyor. “Elinizde tuttuğunuz bu kitapta sanal bahis özelinde Türkiye’nin nasıl bir çarka düştüğünü anlatacağım. Ülkemiz insanının kültürünün nasıl yozlaştığını, toplumsal çürümüşlüğün nasıl adım adım kılcal damarlarımıza kadar işlediğini göstereceğim. Ahlakın, erdemin, doğru sözün yerini nasıl zenginleşme hırsı, birbirinin üzerine basarak yükselme duygusunun aldığını anlatacağım. Takım arkadaşlarının bile emeğini çalan hırsızları göstereceğim” diyerek sanal bahis olayını açıklamaya başlıyor. Her bir belge kesin olmadan kitaba konmamış, gerçek söylem ve eylemler…
Bahis olayının çok kolay oynanabilir olmasının, reklamlardaki cazibesinin ve kolay para kazanma güdüsünün insanları çıkmaza sürüklerken, birilerine de yasa dışı yollardan kolay para kazanma yolu açıyor. “Ancak bu cazip görünen dünyanın yüzeyini kazıdığınızda, altından organize bir suç ağı çıkar” diyerek ekliyor: “Her kayıp, oyuncunun kazanma arzusunu daha da körükler. Kaybettikçe daha fazla oynarsınız. Oynadıkça batarsınız. Bu tip oyunlarda kasa daima kazanır ve kayıplar yalnızca para ile sınırlı kalmaz.”
Kitapta yasa dışı bahis organizasyonlarına katılanların ifadeleri bol miktarda var; neredeyse hepsi aynı nedenlere dayalı gibi, tornadan çıkmışçasına, benzer… “Kimi çaresizlikten, kimi kolay kazanç vaadiyle bu çarka dahil oldu. Ancak sonuçta hepsi soluğu mahkeme salonlarında aldı. Yasadışı bahis ve kumardan elde edilen paralar, farklı kişilere ait banka hesapları arasında dolaştırılarak sisteme entegre ediliyor. Bu yöntem, asıl suçluların kimliklerini gizleyen karmaşık bir suç ağı yaratıyor.”
Teknolojinin gelişmesi ve internetin yaygınlaşmasıyla bu sanal bahis sistemleri doğmaya ve kumarhanelerin yerini almaya başlamıştı. Üstelik dijital takibi olanaksız kripto paranın da ortaya çıkması, her zaman ve her ortamda, mekân gerekmeksizin oynanabilir olması, yasalarda boşluklar bulunması, işsizlik, çok iyi pazarlama yapılması bu sektörü hızla patlatacaktı. Diyor ki yazarımız; “Tamam, yasa dışı bahis var ve insanlar, özellikle genç insanlar, banka hesaplarını götürüp hiç tanımadığı kişilere sorgusuz sualsiz teslim edebiliyor. İyi de neden?” Bunu çözebilmek için akademik destek bile aldığını ekliyor yazarımız. “Bunlar arasında ekonomik etkenler birinci madde olsa da eğitim ve bilinç eksiklikleri de ciddi bir yer tutuyor” diyerek bunları tek tek açıklıyor; Ekonomik riskler, Kolay ve hızlı para kazanma arzusu, İşsizlik ve maddi zorluklar, Borç ve finansal baskılar. Teknolojik kolaylıklar ise; Sanal ortamda erişim kolaylığı, Mobil uygulamalar ve hızlı işlemler, Anonimlik algısı. En kritik gördüğü Psikolojik ve Sosyal faktörler ise; Macera ve heyecan arayışı, Arkadaş etkisi, Kumar bağımlılığı riski. En önemlilerden biri de Yasal ve Denetimsel eksiklikler olup; Reklam ve teşvikler, Ülkemizin kronik sorunu olan Eğitim ve Bilinç eksiklikleri ise; Risklerin farkında olamama, Eğitim eksikliği sayılıyor.
Bu değerlendirmelerden sonra kitapta ülkemizin yasadışı bahisle tanışmasını mahkeme dosyaları üzerinden açıklamaya başlıyor. Onlarca dosya var, isimler değişse de sistem değişmiyor. İlk dosya, 4 Aralık 2001 günlü Lorella Razetti isimli bir İtalyan’a ait. Geri kalanları siz okursunuz. Bu dosyaya gelirsek; hakkında MASAK incelemesi var, rapor, Razetti’nin “www.easybets.com” adlı internet sitesinde bahis oynayanlara hesap numaraları verildiğini, başka hesaplar da açılarak toplanan paraların Kıbrıs’a aktarıldığını saptar. Böylece çok az kişiye ulaşıp alabildiği ifadelerle ülkemiz ilk kez yasadışı bahisle tanışır.
Yazar, 2007’de yasadışı sanal bahis çarkının henüz emekleme devrindeyken bile kazanılan paraların değişik ülkelerdeki bazı şirketlerin üzerinden dolaştırılıp izinin kaybettirilmesine uğraşıldığını anlatıp ekliyor: “Tipik bir kara para aklama yöntemiyle para dolaştırılıyor. Aklanana kadar yurtdışında gezdirilen para daha sonra Türkiye’ye sokuluyor.”
Yazar, “Bunca araştırma, okuma, röportaj yaptıktan sonra gördüm ki yasadışı sanal bahsi tamamen yasaklamak imkânsız. Devletin burayı yasal hale getirip, vergilendirip, denetim ve kontrol altında tutması gerekir. Böylelikle milyarlarca dolarlık vergi geliri de kazanılmış olur” diyor ve “Türkiye’de yasa dışı olan sanal bahsin İngiltere’de tamamen serbest” diye ekliyor. “Örgüt para taşıma işlerini lisanslı para taşıma şirketi kurarak çözmüş. O kadar çok para kazanmışlar ki çantalarla bavullarla para taşımışlar” dediği bu operasyonlar peş peşe sürüyor, birbirine çok benzer şekilde, sadece kişiler değişik…
Olay çok, okumakla bitmiyor, meraklısına bir hazine… Ama önemli olan, aynı mafya sisteminde olduğu gibi, yasadışı işlerin kolaylıkla yapılabilmesinin en önemli nedenlerinin biri, yasalarımızdaki boşluklar ile vatan haini bazı kamu görevlilerinin onlara para karşılığı yol açmalarıdır diyebilirim.
İyi okumalar dileği ile. (12.6.2025)



