Şükrü Zeki Demirel

Şükrü Zeki Demirel

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ
sukruzekidemirel@gmail.com

BİR "ALTILI MASA" HİKAYESİ

20 Kasım 2022 - 11:45

Türkiye muhalefetinin büyük çoğunluğu bir MASA etrafında toplandılar ve iktidara yürümeye hazırlanıyorlar. Kararlılar da.
Ve bana göre şansları da oldukça yüksek. Ancak işi şansa bırakmamak gerek kuşkusuz. Çünkü gelecek günlerin nelere gebe olduğunu az çok biliyoruz. Siyasi iktidarın hangi yöntemleri uygulayacaklarını da, şimdiden kaybetmeye başladıkları seçimleri kendi lehlerine çevirmeye çalışacaklarını da, 7 Haziran-1 Kasım arası yaşananları bildiğimizden seçimler öncesi, belki bir OLAĞANÜSTÜ HAL'de dahil olmak üzere yeni senaryolar hazırlamaya başladıklarını da biliyoruz. İşaretler gelmeye başladı bile.
Herneyse, biz yine bizim yana dönelim yüzümüzü ; önce kısaca bizim sol-sosyalistlerden söz edelim. Altılı masa dışındaki muhalif hareketler sol-sosyalistlerden oluşuyor. Herbiri başka başka ittifaklar oluşturdular. Bana göre, ne yazık ki ayaklarına gelen tarihi fırsatı tepip YİNE,  YENİDEN parça parça duruyorlar. Bölünmekden bütünleşmeye, en azından GÜÇ ve EYLEM BİRLİĞİ yaratmaya fırsat bulamıyorlar.
Ancak, benim değinmek, dikkat çekmek istediğim konu başka. Bazılarınız bu tartışmayı erken bulabilir ama, ben zamanı geldiğini düşünüyorum.
Altılı masanın dağıtılma çabaları bana göre beyhudedir. Bu saatten sonra dağılma süreci yaşanırsa CHP başta olmak üzere hepsi siyaset sahnesinden silinirler. Halkımız cezayı gerçekten AĞIR KESER.
Buradan altılı masanın iç yapılarına bakmak gerekir öncelikle. Bu partilerin beşinde sıkıntı yaşanmaz yapıları gereği. Ancak, CHP gerek cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinde, gerekse sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun olası adaylığı sonrasında bir GENEL BAŞKANLIK  sorunu yaşayacaktır kuşkusuz. 
Önce şu noktayı belirteyim; Altılı masanın mutabakat metninde bir madde var ki, genç politikacıların, özellikle  sayın İmamoğlu ve sayın Yavaş'ın adaylıklarını tamamen engellemiş durumda. Bu madde, seçilecek cumhurbaşkanı' nın görev süresi sonunda AKTİF SİYASETTEN ÇEKİLME şartını getiriyor. O halde geriye sadece sayın KILIÇDAROĞLU kalıyor bence aday olarak.
Ve bu durumda, sayın KILIÇDAROĞLU seçildiği taktirde hem parti GENEL BAŞKANLIĞINDAN, hem de CHP üyeliğinden ayrılmak zorundadır. 
İşte bu aşamada GENEL BAŞKAN kim olabilir sorusu gündeme gelecek. Hatta bugünden geliyor bile. Örneğin Tuncer Tekin açıkça ifade etti aday olacağını. 
Şimdi herbirinize birkaç  soru sorayım ; 
* Sizce kim olabilir ?
* Parti içinde bu görevi 
üstlenecek karakterde, yetenekte, bilgi ve birikime sahip kim var ?
* CHP gibi bir partiyi yönetebilecek, örgüte hakim olabilecek kim var ?
* En önemlisi, parti içi demokrasiyi çalıştırabilecek kim var ?
Kuşkusuz öncelikle birçok isim kendilerini o göreve uygun görecektir. Bir çoğumuz ise yine birçoğunu o koltuğa aday gösterecektir. 
Biz yine gerçekçi olarak düşünelim derim.
Ben düşüncemi açıkça bugünden ifade edeyim. Önce sayın KILIÇDAROĞLU 'nun Genel Başkanlıkta kalması gerektiğini, geçiş sürecinde en uygun adayın sayın YILMAZ BÜYÜKERŞEN olduğunu düşünmüş ve  daha önce gerekçelerim ile savunmuştum. Halen de en makul çözüm olarak düşünüyorum.
Bir diğer seçenek ise, geçen günlerde görüşlerine güvendiğim, önemsediğim ve sevdiğim bir dostumun önerisi idi. Parti içinden, şu an ÖRGÜTTEN SORUMLU Genel Başkan Yardımcısı Sayın OĞUZ KAAN SALICI seçeneği idi. Öneriyi doğru buldugumu öncelikle  söylemeliyim. Çünkü, sayın SALICI üstlendiği görev gereği CHP örgütünü çok çok iyi tanımaktadır ki, partini lokomotifi olan İSTANBUL İL Başkanlığından gelmiştir. Deneyimli, güvenilir, ağırbaşlı, makama gerçekten yakışacak karaktere ve özelliklere sahiptir bana göre de. 
Aslında köprünün altından çok sular akar daha. Zamanda var diyoruz ama, günler çabuk geçiyor ve bu ülkenin CHP'ye acil ihtiyacı var. 
Altılı masa bir yana, CHP hem cumhurbaşkanlığını, hem de TBMM çoğunluğunu KAZANMAK ZORUNDADIR. Ve bugünkü koşullarda başka bir seçeneğide yoktur. 
Ülkemiz 100 yıl sonra yeni bir KURTULUŞ SAVAŞI vermektedir.
Ve yine, yeniden CHP BİR KEZ DAHA ÖNDER OLMAK görevi ile karşı karşıyadır.
Kuşkusuz parti büyükleri bizlerden daha iyi ve ayrıntlı düşünmektedirler. 
Ben dışarıdan gazel okumadan naçizane görüşlerim ifade etmeye çalıştım. Umarım ve dilerim ki yararlı olurum.
Ne dersiniz ?
Bu " ALTILI MASA " hikayesi mutlu sonla biter mi ?
Ben CHP 'nin başaracağına yürekten inanıyorum.
YA SİZ ?

Bu yazı 356 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum