Şükrü Zeki Demirel

Şükrü Zeki Demirel

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ
[email protected]

DEVLETİN TEPESİ YİNE KARIŞTI! BİR MERAL AKŞENER KLASİĞİ!

08 Haziran 2024 - 21:49

Ülkemiz farklı yönetiliyor. Aslında kimin, hangi siyasi karakterin neler yapabileceği önceden bilinmesine rağmen, “denize düşen yılana sarılır” misali dönüp dolaşıp bunlara sarılıyorlar ve yenen kazıktan sonra dahi pişkinlik elden bırakılmıyor.

Daha öncesini şimdilik bir tarafa bırakıp altılı masanın kuruluş yıllarına, çabalara, harcanan emeğe bakalım ve o günleri hatırlayalım. Bir zamanlar Özal’ın “tüm eğilimleri birleştirme” deneyimleri sonuçsuz kalmasına rağmen yine aynı yöntem denenmeye çalışılmış, üstelik bu işin mühendisliğine kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan ana muhalefet partisi olan CHP soyunmuştur. Özal’ın dört eğilimi birleştirmesi, elma ile armutu, üzümle fıstığı birleştirmesi gibiydi. Doğal olarak aşı tutmamıştı. Ancak bu arada sağcılar ile solcular savrulmuş, ne ideoloji kalmıştı, ne de inanç. Ortada olan liberaller malı götürmeye bakmışlar, yeni dünya düzeni, serbest piyasa ekonomisi gibi kavramlar üreterek sermayeye halkın cebinden kaynak aktarımı yapmışlardır. Halkı yoksullaştırma politikasının ilk ayağını başarı ile uygulamışlardır.

Siyasi iktidarı tek başlarına deviremeyeceklerine inanan başta CHP olmak üzere diğer sağcı, tutucu, mukaddesatçı ve faşist partiler yeni bir çatı oluşturma zemini aramaya başlamışlardır. Oluşturulmuştur da. Ancak bazı taşların yerine oturmadığını dağdaki çoban bile gördüğü halde ne yazık ki CHP yönetimi görmemiştir. Tabanda bir kan uyuşmazlığı olduğu 2023 seçimlerinde açıkça ortaya çıkmıştır.

Bu süreç içinde çok kez uyardık, yazdık, çizdik. Ne yazık ki yine “tu kaka” durumuna düştük. Ancak her zaman olduğu gibi kaybeden yine halk olmuştur. Enflasyon azmış, baskılar artmış, orantısız şiddet kullanarak eylemlere saldırılmış, eylemciler ezmişlerdir.

Altılı masa oluşumu sürecinde, her zaman olduğu gibi yine araya bir “oyunbozan” sokulmuş, çocuk doğum öncesinde öldürülmeye çalışılmış, ancak bazı hesaplar çarşıya uymadığından “oyunbozan” tekrar masaya dönmek zorunda kalmıştır. Sonuçta seçimler yine kaybedilmiştir.

Bugünlerde sözünü ettiğim “oyunbozan” lider, yeni hamleler yapmakta ve yine bazılarımız, hatta çoğunluğumuz bu yeni hamleleri tartışmaktadırlar. Koca koca akademisyenler, koca koca gazeteciler, koca koca siyaset bilimciler televizyonlarda bol bol boyun göstererek adeta yarış etmekteler.

Üzücü bir durum ülkemiz adına. Meral Akşener eskiden ne idi ise bugün de aynı. Aldığı, yani verilen görevleri yerine getirmek üzere programlanmış bir siyasi figürdür. Faili meçhullerin zirve yaptığı dönemde içişleri bakanlığı yapmış, MHP’yi dizginlemek için İYİ Parti liderliği verilmiş, kendisinin başarısız olduğu anlarda CHP’nin desteğini almış, bu destek ile TBMM’de grup kurarak seçimlere katılmış bir siyasi figür. Erdoğan’ın ve AKP’nin seçimleri kazanmasında en büyük rolü oynamış siyasi bir figür. Görevi bittiği anda da hemen kenara çektirilmiş, ancak yine de son kullanma tarihi gelmemiş olacak ki, Erdoğan tarafından çağrılmış, ya da kendisi yeni görevler talep etmek için Erdoğan ile sarayda buluşmuş bir siyasi “oyunbozan”dır.

Şunu artık tüm demokrat, ilerici, devrimci, sosyalistlerin, hepimizin öğrenmiş olmamız ve ona göre örgütlenerek kendi Yol’umuzda yürümemiz acil ihtiyaçtır. Faşist faşisttir, değişmezler. Liberal liberaldir, değişmezler. Sömürgeciler aynıdır, değişmezler.
Meral Akşener’leri tartışmak yerine kendi işimize bakalım. Farkında mısınız acaba ne kadar boşladık işi gücü, halkı, yoksulları, emekçileri, emeklileri, çocukları, kadınları.
Eğitimde müfredat değişti, dinci bir nesil yetiştiriyorlar ki bunlar bizim çocuklarımız. Yurdumuz yabancı işgali altında ki bu topraklar bizim topraklarımız. Varımız yoğumuz elimizden gidiyor ki köle olmaya doğru ilerliyoruz hızla.
Bırakın artık gereksiz tartışmaları, acilen önlem almanın, mücadelenin YOL’larını bulalım.
Halen yaşadığımızı dosta düşmana gösterelim.

 

Bu yazı 316 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum