Şükrü Zeki Demirel

Şükrü Zeki Demirel

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ
[email protected]

KADERİNİ KENDİ TAYİN ETMEK!

23 Mart 2024 - 19:46

KADERİNİ KENDİ TAYİN ETMEK!
Ne demiş büyüklerimiz; “Tabağına ne doğradıysan kaşığına o çıkar”                                                                                                                           
Yerel seçimlere sadece bir hafta kaldı. Yeni Belediye Başkanımızı, Belediye Meclis Üyelerimizi, İl Genel Meclisi Üyelerimizi, Muhtar ve Azalarımızı seçeceğiz. Sonucunda büyüklerimizin dediği gibi olacak ve kendi kaderimizi kendimiz belirlemiş olacağız.
Son haftaya girerken çoğunluk seçmen kararını vermiş durumda. Kararsız olanlar ile kararını “kerhen” vermiş olanlara yardımcı olalım ve kuzenimin gönderdiği bir fıkrayı (!) paylaşalım;
“Nur yüzlü ihtiyar bir adam şeyh edasıyla kuyumcuya girdi. Kuyumcu saygıyla karşıladı. İhtiyar dedi ki;-Ben senin sevabınım..! Kuyumcu güldü ve alaycı bir şekilde;-Pırıl pırıl bir yüzün olduğu doğru, ama bir sevabın böyle görüneceğini hiç düşünmemiştim.
Bu sırada genç bir çift dükkâna girerek altın siparişi verdi. Kuyumcu siparişi hazırlarken oturmalarını söyledi. Genç hanım gidip yaşlı şeyhin kucağına oturdu. Kuyumcu şaşırdı ve kadına sordu;-Neden şeyhin kucağına oturdunuz? Genç hanım şaşkınlıkla;-Hangi şeyh? İyi misiniz siz? Neden bahsediyorsunuz? Burada kimse yok ki! Bize bu siparişi verecek misiniz, vermeyecek misiniz?
Şaşıran ve utanan kuyumcu genç çiftin altınını vererek parayı aldı ve genç çift dükkândan ayrıldı. Şeyh kuyumcuya dönerek şöyle dedi;-Beni senden başka kimse göremez ve bu ancak salih ve iyiler için mümkündür.
O arada başka bir erkek ve kadın girdi ve aynı hikâye tekrarlandı. Şeyh kuyumcuya;-Ben senden bir şey istemiyorum! Rızkını artırmak için bu mendili yüzünüze sürün. Kuyumcu mendili kutsal ve ruhani bir tavırla aldı, kokladı ve yere yığıldı. Şeyh ve arkadaşları bütün para ve altınları alarak kaçtılar.
5 Yıl sonra Şeyh kılıklı bu adam, iki hırsız sözde çift ve iki polis dükkâna girdiler. Polis memuru, şeyh ve kuyumcuya hikâyeyi sordu ve sırayla hikâyeyi anlattılar. Polis memuru;-Tabii ki sahneyi aynen tekrarlamalısınız, dedi ve şeyh kuyumcuya mendili verdi. Kuyumcu koklayıp ovuşturdu ve anında yere düştü. Bu kez şeyh, polis ve arkadaşları dükkânı yeniden soydular.
Sonuç; Her seçimde millet olarak kuyumcunun hikayesi gibi  soyguncular tarafından aynı hikâyelerle kandırılarak soyuluyoruz. Bazen de ‘ gözlerdeki ışıltıya’ dalıp cebimize giren eli görmüyoruz. Ve hiçte akıllanmıyoruz. Seçimler yaklaşırken altınlarınıza dikkat edin lütfen.”
23 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidar sayesinde, yani AKP hükümetleri döneminde bu ŞEYH kılıklı kişilerin sayısı çok arttı. Tarikatlar holdingleşti, neredeyse tröstleşti, tekelleşti.  Şeyh kılıklılar her eve, her işyerine girip “bizim sevabımız(!)” olduklarını söylediler, nerede ise halkın malı halindeki bir tek cumhuriyet kazanımı malımız kalmadı. Haraç mezat sattılar. Ve bizlere birer “mendil” verip koklamamızı sağladılar. Dikkat edin, bu seçimlerde de aynısını yapacaklar.
Seçimler yaklaşırken altınlarınıza dikkat edin lütfen.”
Ne demişlerdi büyüklerimiz? “TABAĞINA NE DOĞRADIYSAN KAŞIĞINA O ÇIKAR!”
HER TOPLUM KENDİ KADERİNİ KENDİ TAYİN EDER!
Sandık başına giderken bu hikâyeyi hatırlarsınız belki.
SAĞLICAKLA VE UYANIK KALIN!

 

 

Bu yazı 497 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum