
Allahın sopası yok ki yanlış yapanın kafasına vursun.
Ancak kişiler bazen öyle bir şaşırırlar ki hiç olmadık yerde suçlarını ele veren kanıtları kendi elleri ile ortaya bırakıverirler.Bu hata kafalarına vurulan sopadan daha fazla ceza olur onlara,suç üstü yakalanmışlardır çünkü.
Aylardır yazıyoruz, gerek bireysel,gerekse örgütsel suç duyurularında bulunuyoruz, " tarihi eserleri yok ediyorlar " diye bağırıyoruz,basın açıklamaları yapıyoruz, yok edenleri İHBAR ediyoruz,ancak bir türlü sonuç alamıyoruz.
Bugüne kadar sorumluluk duyguları ve vicdanları ile projeye onay vermeyen müze yetkililerini-ki iki yetkilinin arka arkaya yetkileri ellerinden alınmıştı-ayrı tutarak projeye onay veren, sodaj yaptırmayan, alanda görevli bulundurmayan müze yetkilileri bu tabelayı alana koymakla SUÇ ÜSTÜ yakalanmışlardır.
İmar plânı olmayan kentimizde ve SİT alanı olarak belirlenmiş alana iktidar hertürlü kaçamak yöntemi deneyerek ve zorlayarak inşaat yapıyorsa,inşaatı yapan firma hoyratça çalışmalar yaparken tarihi eserleri tahrip ediyor,parçalıyor ve yok ediyorsa SORUMLULAR kim olursa olsun,makam ve mevkileri ne olursa olsun SUÇLUDURLAR ve yargılanmaları, hesap vermeleri, cezalandırılmaları gerekmez mi ?
Sinop'ta onlarca garibin inşaat alanları tarihi eser çıktığı gerekçesi ile durdurulup mühürlenirken,ADAMI OLANIN (!) inşaatlarına farklı yöntemlerle izin veriliyorsa,DEVLET kendi yasalarını yok sayıp istediği yere inşaat yapıyorsa haktan,hukuktan,
eşitlikten,adaletten söz edilebilir mi ?
" Siz yapın,hukuk sonradan gelir " gibi bir açıklama ile suç işlemeye teşvik eden bir İÇİŞLERİ BAKANI' nın olduğu ülkede adaletten,hukuktan,
eşit yurttaşlıktan söz edilebir mi ?
Rant uğruna kentini yağmalayan,her türlü yolsuzluğa,yasa dışılığa sarılmış sözde hemşehrilerimiz varsa ve güçlerini iktidardan alıyorlarsa,kazançlarını yine iktidarın bir kısım yöneticileri ile paylaşıyorsa,ortak gibi çalışıyorlarsa,hatta TAŞARON olarak kullanılıyorlarsa o kentte veya o ülkede artık AHLÂKTAN da söz edilebilir mi ?
İmar plânı olmayan kentimizde ve SİT alanı bölgesinde bir inşaat yapılıyorsa,inşaata önce izin verip denetim dahi yapmadan bugüne kadar olanları sadece sessizce izleyen bir MÜZE MÜDÜRLÜĞÜMÜZ bugün oraya "ARKEOLOJİK KAZI ALANIDIR İÇERİ GİRMEK TEHLİKELİ VE YASAKTIR" tabelasını asıyorsa ve bir yanda da inşaat aynı alan içinde devam ediyorsa ya bizlere ŞAKA YAPIYORLARDIR veya bizlerle ALAY EDİYORLARDIR.
Ben başkaca bir mantıklı açıklamasını bulamıyorum.
Sizce var mıdır başkaca bir mantıklı açıklaması ?
Bu olayın ilginç olan bir başka yönü daha var. Asılan tabela ADLİYE SARAYININ tam karşısındadır ve bizlerin SUÇ DUYURUSU DOSYALARI önünde olan sayın savcılarımız da o adliye sarayında görev yapmaktadırlar. Açık bir delil olarak değerlendirmeleri gereken bu tabelayı görmemeleri de mümkün değildir. Dilerim görürler, hemen gereğini yapar,tabelayı delil olarak kabul ederler ve görevleri,makamları,
ünvanları ne olursa olsun sorumlular hakkında hemen soruşturma açarlar.
Bekleyip göreceğiz...!
DEVLETİN MEMURU kimdir,devlet ve kent yararına yasalar uygulanacak mı, suçlular cezalarını çekecekler mi,inşaatlar iptal edip yıkımlar yapılacak mı,alanda gerçek anlamda ARKEOLOJİK KAZILAR yapılacak mı ?
Evet,bekleyip göreceğiz...!
Ve sivil toplum örgütleri,muhalefet partileri,Belediye yetkilileri ve tabii ki Sinop'lular bu ŞAKA karşısında ne gibi adım atacaklardır ?
ALAY'a alındığımızı düşünmek ve söylemek dahi istemiyorum.Bu amaçla yapılmış ise şayet SİNOP'a, SİNOP'lulara karşı yapılmış en büyük hakarettir, terbiyesizliktir.
Bu davranışın da ne anlama geldiğini yine bekleyip göreceğiz...!
NOT; Her yer çamur içinde iken en azından tersaneyi Uğur Mumcu meydanına bağlayan yoldan,şehir kulübünün önünden hergün binlerce kişi geçmektedir.Köstebek yuvası gibi olmuş bu yola geçici olarak MICIR dökülemez mi ? Açılan kanallar daha dikkatlice ve özenle kapatılsa hem araçlar için, hem yayalar için biraz rahatlama sağlansa fena mı olur ?
İlgililerin dikkatine sunulur.
Sağlıkla kalın...!
Özellikle akıl sağlığınızla...!




