Şükrü Zeki Demirel

Şükrü Zeki Demirel

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ
[email protected]

SUÇLU AYAĞA KALK !

07 Aralık 2022 - 21:50

Son 70 yıldır hergün biraz daha duyarsız, biraz daha bencil, biraz daha çıkarcı olmaya başlamıştık ve sonuçta da geldiğimiz nokta yediden yetmişe hepimizin eseridir.
" Suçlu ayağa kalk ! " diye bağırsa yargıç, 85 milyonun ayağa kalkması gerekir.
Bizler, " büyüklerimiz " diye bildiklerimizin söyledikleri her sözü " bu ne diyor yahu" bile demeden, olduğu gibi kabul etmişiz, " hop dur bakalım, yanlış yapıyorsun " diyen bir avuç yurttaşı ise yargılamışız, işkencelerden geçirmişiz, cezaevlerine tıkmışız, asmışız, kurşunlamışız.
Bugün TBMM' de " ölüm " yumruğu atan vekillere, kendisinin ALTI yaşındaki çocuğuna, gelinlik giydirip tecavüz ettiren ve sadece seyreden ana-babalara, gözümüzün önünde göstere göstere ceplerimizden aldıkları paraları yurtdışına kaçıranlara, sadece para ve iktidar hırsı ile gençlerimizi uyuşturucular ile zehirleyenlere, sözde hayret ederek bakıyoruz. Hani derler ya " ... trene baktığı gibi " bakıyoruz.
Ne demişti anlı-şanlı büyüklerimiz, hatırlayalım mı ?
* Sultan Abdülaziz ; Yurtdışına kaçırılan tarihi eserlerimiz için, " çıkardığınız taşlar sizin  olsun, altınlar bizim ".
* Adnan Menderes ; Herkesin zengin olacağı algısı yaratmak için, " her mahallede bir milyoner yaratacağız ".
* Süleyman Demirel ; Sorunlara çözüm bulma yerine, " benzin vardı da biz mi içtik ", " yollar yürümekle aşınmaz ". 
* Kenan Evren ; Darbe nedenini açıklamak için ; " Bu anayasa bu topluma bol geliyor ".
* Turgut Özal ; Ülkenin zenginleşeceği algısı yaratmak için ; " Küçük Amerika, küçük Japonya olacağız ". Karşı çıkanlara ise ; " Siz küçük Turgut ile oynayın ". 
* AKP Genel Başkanı Erdoğan ; Hangi sözünü alacağımı gerçekten bilemedim. Çünkü dün söylediğinin bugün tersini söylüyor.
Sonuçta her söyleneni,  her verilen sözü sorgulamadan olduğu gibi kabul edip inanıyoruz. 

Peki, hepimiz mi aynısıyız ? Değiliz tabii ki. Bu ülkenin gerçek yurtseverleride var. 68'liler, 78'liler var. Doğruyu söylemeyi, halkı uyarmayı görev edinmiş, bu uğurda her türlü bedeli ödemeyi göze almış devrimcilerimiz var. Kurşunlanan, asılan, işkence gören, sakat kalan gencecik yiğitlerimiz var. 
Bakın, bunlardan bir tanesi, 7 Nisan 1978'de bir faşistin kurşunu ile felç olan, buna rağmen doğru bildiğini çekinmeden yazan, konuşan, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanan ve 1978 yılında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında BERAAT kararı verilen, 29 Kasım 2011'de kaybettiğimiz bir bilim insanının, sevgi, saygı ve özlemle andığım hocamız Prof. Server Tanilli' nin 30 Eylül 1976 tarihinde, mahkemedeki savunmasında yer alan ve tutanaklara geçen son sözlerini paylaşmak istiyorum.
" Sayın Başkan, sayın üyeler, doğrudur veya yanlıştır, taraftar olunur veya olunmaz... Bir bilim adamı olarak kabul ettiğim metod, görüş ve düşüncelerimden dolayı kime karşı sorumluyum ? Yaşadığım çağa ve topluma karşı...
Ya mahkemelere ?
Asla.
Çağına ve topluma karşı görevini yerine getirmiş bir hocanın huzuru içindeyim şu anda.
Yazdıklarım, yazılması gereken şeylerdi. Bugün yazmaya kalksam -en azından- gene aynı şeyleri yazardım.
Hiçbiri hakkında en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Kalemimden çıkmış her cümlenin -cümle ne demek- her kelimenin ve hecenin altında, entellektüel şeref ve haysiyetim yatmaktadır.
İnsanım, hayatta şeref ve haysiyetimden- ölüm pahasına da olsa - dönemem.
Atilla İlhan 'ın o yeni ve unutulmaz şiirlerinden birinin son mısraları geliyor aklıma ;
O sözler ki kalbimizin üstünde/
Dolu bir tabanca gibi/
Ölüp ölesiye taşırız/
O sözler ki bir kez çıkmıştır ağzımızdan/
Uğruna asılırız.
Ben içinde yaşadığım çağa ve topluma karşı, bir bilim adamı olarak sorumluluğumu yerine getirdim.
Şimdi sorumluluk sırası sizde. Yalnız, unutmayınız ki siz de çağınıza ve topluma karşı sorumlusunuz.
Çünkü, her mahkeme kararı, onu verenlerin yalnız hayatları boyunca değil, hayattan çekildikten sonra da anılır.
İyi anılır, kötü anılır, ama anılır.
İsterim ki, sizin kararınız ileride -kültür tarihinin mutlaka bahsedeceği bu dava dolayısıyla- iyi anılsın, taktirle anılsın. Sizleri tarihin huzurunda sorumluluklarınızla baş başa bırakıyorum."

İşte bizler, bugün gelinen noktadan, ülkemizin durumundan sorumlu olanlar, çoğunluğumuz bu yurtsever, bu devrimci, bu yüreği insan sevgisi ile dolu yurttaşların  yerine, ülkeyi 70 yıldır batırmak için her türlü kötülüğü, akıl almaz oyunları yapanlara " biat " ettiğimiz için suçluyuz.
Ne yapalım peki ?
HAYDİ HEMEN ŞİMDİ AYAĞA KALKALIM !
Çünkü, bir ses geliyor yukarılardan bir yerlerden, bize sesleniyor ;
" SUÇLU AYAĞA KALK "

Bu yazı 593 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum