29 MAYIS pazar akşamı arkadaşlardan aldığım bir fotoğraf için önce Sinop Alan Yönetimi Başkanı Mimar Hülya Andaç Civlez'i aradım.Cezaevi surlarının altında iki delik delindiğini söyledim ve fotoğrafları gönderdim. Kendisinin bilgisi olmadığını ve araştırıp hemen bilgi vereceğini söyledi.Kendisine öncelikle yakın ilgisi nedeniyle teşekkür ediyorum.Hemen akabinde Tarihi Cezaevi Müşaviri Y.Mimar ve Restorasyon Uzmanı Sayın Onur Özbaşbuğ Bey telefonla arayarak konu hakkında bilgi verdi ve beni restorasyon alanına davet ederek daha ayrıntılı bilgi verebileceğinide belirtti.Kendisine açıklamaları ve nazik daveti için teşekkür ettim ve ertesi gün ziyaret edeceğimi bildirdim. 30 MAYIS pazartesi günü 10.30 da gittiğim ziyarette 12.15 kadar tüm alanı birlikte gezdik ve nereye ne yapıldığını gördüm,sorular sordum ve samimi cevaplar aldım.
Sayın Müşavir Onur Özbaşbuğ'a ilgisi ve açıklamaları için özellikle çok tesekur ediyorum.
Sayın Müşavir önce projeler üzerinden bigi aktardı.Daha sonra alanın tamamını gezerek aldığım bilgiler ile gözlemlerimi yaptım.
Öncelikle şunu ifade edeyim ki ben yapılan restorasyon çalışmalarını olumlu buldum ve beğendim. Tamamen ticari amaçtan vazgeçilmiş olması en beğendiğim özellik idi.Restorasyon çalışmalarının başlamasından önce gerek KENTSAV adına,gerekse kişisel açıklamalarımda tarihi cezaevinin olduğu gibi korunmasını,Alkadraz benzeri olmasını veya ULUCANLAR cezaevi gibi müze haline getirilmesini talep etmiştim. Çünkü o zamanda projeler içinde OTEL yapımı veye Adalet Bakanlığına misafirhane,restaurant,müfettiş odaları,konser alanları,avlu duvarlarının yıkılması gündemde idi.Şimdi ise KARADAĞ kısmı Sabahattin Ali özelinde cezaevi müzesi ortak hazırlanıyor.Alttaki disipli odaları, hücreleri,aynen korunuyor.Herşey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş.Üst kata çıkan merdivenler orjinal olarak korunurken,hemen yanındaki bir hücreye ENGELLİ ASANSÖRÜ yaparak engeller kaldırılmış.Avlu duvarları,müşahade odaları,görüş odaları korunuyor.Avlular değişik sosyal,kültürel, sanatsal etkinliklerde kullanıma açılıyor.Ortadaki ana bina tamamen sosyal,kültürel,
sanatsal etkinlikler için ayrılıyor.Deniz müzesi,kültür ve sanat ile ilgili sivil toplum örgütleri için sergi odaları ayrılmış.Ayrıca eski çocuk cezaevinin üst katları yine sivil toplum örgütlerine verilecek.Cezaevi iki ana kısımdan oluşuyor.Birincisi giriş kapısından KAPIALTI denilen yer ile çocuk cezaevi bölgeleri ücretsiz olacak. Cezaevinin iç kısmı ücretli gezilebilecek. Ücretsiz alanda bir cafeterya eski bir binanın restorasyonu ile iki katlı oluyor ve terasından cezaevinin içini görebiliyor ve yine engelli asansörü yapılarak engeller kaldırılıyor.
Restorasyonda en beğendiğim çalışma orjinal görüntüsü bozulmadan tamirat ve tadilâtların yapılmış olmalıdır.Malzemerin tahlillerinin yapılarak uygunluklar sağlanıyor. Binalar olası deprem için güçlendirilmiş.
Ben projeyi beğendiğimi söylemiştim.Cezevinin kimliği bozulmadan kütür merkezi gibi değerlendirilmesini özellikle olumlu bulduğumu belirmek istiyorum.Ticari kaygıdan,RANT alanı yaratmadan yapılması çok önemli idi.AB kontrolünde yürütülen çalışmaları görmemi sağlayan surlarda açılan iki delik idi. Orayıda gördüm. Cezaevinin eski kanalizasyon sistemi deforme olmuş.Eski dönemde açıldığı tesbit edilen delikler eski kanalizasyon sisteminin ucundaydı.Yeni bir tahribat yapılmadan aynı yerden bu kez yağmur suyu tahliyesi için yapılmıştı.Ayrıca tersane olarak kullanıldığı dönemde kullanılan ve sonradan kapatılan kemerler üzerinde çalışılırken altından ikinci bir kemer çıkması ve yıkılma tehlikesi bulunması nedeniyle destek yapılmış.Ayrıca o çalışmalar sırasında bulunan tarihi eser parçalarından sonra arkeolojik sondaj yapılmış,halen arkeolojik planlama çalışması devam ediyor.
Sonuçta cezaevi ziyarete açıldığında herkesin görüp beğeneceği bir Tarihi Sinop Cezaevi ve kültür merkezi kazandırılıyor.
Eksikliller olabilir ve zaman içinde bunlar giderilebilir.Ben özellikle geçmişimizden utanmadan olduğu gibi gerçekleri kabul ederek müze olarak daha ayrıntılı eldeki tüm belge,alet,şiddet malzemeleri,işkence aletlerinin ve tarihi cezaevinde yatan mahkumlarının doğru kimlikleri ile sergilenmesinden yanayım.
Her zaman kapısının açık olduğunu,her an uğrayabileceğimi belirten Sayın Onur beye tekrar teşekkürlerimi sundum ve gerçekten tatmin olarak ayrıldım.
Dilerim ileride siyasiler ellerini sürmeden,rant sağlama sevdalarından vazgeçerek işletmeciliğini Sinop Belediyesine devrederler veya Alan Yönetimine bırakırlar. Yani işletmeciliğinde yine Sinoplular söz sahibi olurlar.
Çünkü Tarihi Cezaevi bizlere emanettir ve bizden sonraki nesile emanet edeceğimiz çok büyük değerdir.




