• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • EĞİTİM
  • SİYASET
  • KÜLTÜR-SANAT
  • Ara
SON DAKİKA:
00:07
ERFELEK'TEN KÖTÜ HABER GELDİ
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Cengizhan ERSOY
  3. GÖÇ ve GÖÇMENLİK SORUNU
Yayınlanma: 09 Mayıs 2022 - 07:41

GÖÇ ve GÖÇMENLİK SORUNU

09 Mayıs 2022 - 07:41
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
GÖÇ ve GÖÇMENLİK SORUNU
Cengizhan ERSOY
PENCEREMDEN

Üzerinde yaşadığımız vatanımız Anadolu topraklarının yüzyıllardan bu yana tarihin her döneminde savaşlar, çeşitli mücadeleler ile bunlara bağlı sürgünlere ve göçlere tanık olduğu bilinmektedir. O dönemlerin tarihsel koşulları dâhilinde;  Orta Asya’dan kopup gelen biz Türklerin;  Roma’nın Anadolu’daki devamı olan Bizans Devleti ile giriştiği mücadeleler ve 1071 Malazgirt Savaşı sonrası elde edilen büyük kazanımla, batının Anatolia diye adlandırdığı bizim ise çok güzel ve anlamlı bir ifadeyle  Anadolu  olarak tanımladığımız topraklar,  Anadolu Selçuklu Devleti’nin  hükümranlığı ile birlikte öz vatanımız olmuştur.

**
Sonrasında;  Anadolu’da Selçuklu mirası üzerinden doğup, büyüyerek gelişen Osmanlı Devleti ise Anadolu topraklarının sınırlarını da aşarak, başta Balkan ülkeleri olarak bilinen coğrafya olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı da içine alan bir alanı hâkimiyet altına almakla dönemin dünya imparatorluğunu oluşturmuş ve uzunca süre bu hâkimiyetini devam ettirmiştir.

**
Ancak, Osmanlı Devleti’nin gücünün sona ermiş olduğu sonbaharında,  tarihsel gerçekler ışığında bir sarsılma ve kaybediş sürecine girilmekle birlikte büyük kayıplar ve tarif edilemez acılar yaşanılır. Bağımsızlık ve milliyetçilik adına Osmanlı topraklarında 1821 yılında Dönemin yabancı ve ayrılıkçı güçlerince  fitili ateşlenerek başlatılan Yunan ayaklanmaları ile birlikte sonrasında bu hareketin devamı, ardı sıra gelen ayrılıkçı hareketler ve 1912- 1913 yıllarında yaşanılan Balkan Savaşları  sonucu Rumeli olarak adlandırdığımız topraklar kaybedilir
**
Devamı süreçte ise; Rus milliyetçiliği ve yayılmacılığına  bağlı olarak Kırım’da ve  Kafkasya’da Türk/Müslüman  halka yönelik olarak uygulanan kıyım ve yok ediş hareketleri   asla unutulamayarak acılarımızı derinleştirir. Neticede; belirtilen bölgelerde yıkım ve yok edilişe maruz kalan Türk kökenli Müslüman halk, ölüm ve sürgünle yaşamış oldukları  toprakların zorla terk ettirilmesiyle göç etmek durumunda kalır. Yaşanılan bu acı gerçekler neticesinde ise; tek çare doğal olarak Osmanlı Devleti’nin himayesine sığınmak, kurtuluş ve özgürlüğü öz vatanları olan Anadolu topraklarında bulmaktır. Öyle de olur. Osmanlı Devleti ise yaşamakta olduğu en güç koşullarda bu göç akınını imkânları dahilinde en iyi şekilde karşılayıp, vatan toprağını onların yerleşime açmakla en büyük  hizmetlerde bulunmuştur. Bu asla yadsınamayacak bir gerçektir.

**
Benzer durum yakın tarihimizde de yaşanmıştır.  Bulgaristan’da ikamet eden Türk kökenli azınlığa karşı 1984 tarihinde Todor Jivkov başkanlığındaki komünist yönetimce başlatılan asimilasyon politikası neticesi ağır baskı ve işkencelere maruz kalan binlerce soydaşımız yerlerinden edilerek 1989 yılında Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göç dalgası kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Devleti soydaşlarımıza karşı gereken her türlü yardımı yaparak     şefkatini göstermiştir.

**
Dönemin gerçeklerine bağlı olarak;  göç hareketleri ve  göçmen olgusunun her zaman olduğu üzere siyasal ve  sosyal olarak günümüzde de farklı özellik ve boyutlarda  devam ettiği görülmektedir. Bu anlamda, ülkemizin son süreçte yaşadığı ve rahatsızlık  boyutuna ulaşmış olan; başta sınır komşumuz Suriye ile sınırlarımızın çok çok ötesinde Afganistan, Pakistan ve diğer  ülkelerden çeşitli yollarla gelerek ulusal sorun yaratan göçmenler, zaten fazlasıyla sorunları olan ülkemizin gündemini de gereksiz yere fazlasıyla işgal etmektedir.

**
Son süreçte ülkemiz ve bölgemizde yaşanmakta olan göç hareketlerinin arka planı incelendiğinde ise; başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere emperyalist ve bozguncu batı ülkelerinin sinsi plânları kapsamında uygulamaya konulan ve ne yazık ki ülkemiz siyasi aktörlerinin de gönülden  desteklemiş olduğu o meşhur ‘’ Büyük Ortadoğu Projesi ‘’ kapsamında yürütülen bölgesel savaşla ortalığın karıştırılması neticesinde olan gündelik yaşantısını sürdürmekteki sivil halka olmuştur. Bu mağduriyete maruz kalarak olumsuz etkilenen Suriye halkı bilinçli bir şekilde yerlerinden edilerek ustaca bir plânla Türkiye sınırına itilerek göçe zorlanır ve sınırlarımızın açılmasıyla devamı eden süreçte, dalgalar halinde gelen Suriyeli mültecilerin sayısı milyonları bulmuştur. Sorun sadece Suriyeli göçmenler de değildir. Sırada Afganistan, Pakistan ve diğerleri de bulunmaktadır.  Hepsinin de ideal göç hedefi nedense Türkiye’dir….

**
Hadi mağduriyetlere maruz sınır ve Müslüman komşumuz  Suriye halkının sorunlarını anlayıp kabul ettik diyelim…. Diğer taraftan, Taliban mezaliminden kaçıyoruz gerekçesiyle; öncelikle kendi sınırlarına komşu ülkelere sığınmaları gereken eli ayağı tutan Afganlıların, onca ülkeyi geçip 3 bin kilometreyi atlayarak Türkiye’ye sığınmaları ve burada konuk edilmeleri ne iştir ?

**
Diğer taraftan bunun bir de ekonomik boyutu vardır.  Zaten kırılgan durumdaki ülkemiz ekonomisinin milyonlarca  göçmenin barınmasını karşılayacak gücü nereye kadar yetecektir? En önemlisi de iç güvenlik sorunudur. Ne oldukları belirsiz mülteci takımı ülkenin her yanında cirit atmakta bir taraftan da  üremeye devam etmektedirler. Bazı yerleşim merkezlerindeki Suriyeli sayısı Türk nüfusunu  geçmiş durumdadır. Bu endişe vericidir.

**
Uygulanan bilinçli politikalar neticesinde tüm bu yaşanılanların  sadece insani yaklaşımların ürünü olamayacağı, arka plânda  ülkemiz aleyhine farklı sinsi politikaların olduğu düşüncesi ağır basmaktadır. Bu kapsamda, sessiz ve sinsice uygulanan plânlar dâhilinde; birbirinden farklı ülkelere ait, hiçbir ortak kültürümüz ve paylaşımımız olmayan kişilerden oluşan milyonlarca kişinin mağdur sığınmacılar adı altında bir virüs gibi içimize sokularak ayrılıkçı bir nüfus politikası ve işgalle Türkiye’nin yeni bir kaos ortamına  sürüklenmeye çalışıldığı gelmektedir akla. Teselli adına inşallah yanılıyoruzdur diyelim…
 
    


 
 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • YAHUDİ FANATİZMİ ve İSRAİL - İRAN SAVAŞI - 25 Haziran 2025
  • SİNOP KİTABELERİNDEN İKİ SEÇKİN ÖRNEK - 14 Ekim 2024
  • KIBRIS SORUNU VE 20 TEMMUZ 1974 BARIŞ HAREKÂTI - 19 Temmuz 2024
  • ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİNİN 109. YILDÖNÜMÜ - 18 Mart 2024
  • KARADENİZ VE SİNOP - 28 Şubat 2024
  • CUMHURİYETİMİZİN 100. YILI - 28 Ekim 2023
  • TÜRKİYE'NİN TAPU SENEDİ LOZAN ANTLAŞMASI - 24 Temmuz 2023
  • DEMOKRASİ VE 14 MAYIS SEÇİMLERİ - 12 Mayıs 2023
  • BALANS AYARI - 28 Şubat 2023
  • DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ - 10 Aralık 2022
  • 1853 SİNOP BASKINI VE DENİZ SAVAŞI - 28 Kasım 2022
  • 1853 SİNOP BASKINI VE DENİZ SAVAŞI - 28 Kasım 2022
  • SİNOP'TA MEDFUN BOZCAADALI HÜSEYİN PAŞA - 25 Kasım 2022
  • ESERLERİYLE YAŞAYAN ÖLÜMSÜZ ATATÜRK - 09 Kasım 2022
  • CUMHURİYETİMİZ ÜZERİNE - 28 Ekim 2022
  • Atatürk Sinop'ta - 14 Eylül 2022
  • İzmir'in Kurtuluşu - 08 Eylül 2022
  • ZAFERE GİDEN YOL - 26 Ağustos 2022
  • TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN TAPU SENEDİ LOZAN ANTLAŞMASI - 23 Temmuz 2022
  • SİNOP BÖLGESİ KAYA MEZARLARI - 08 Haziran 2022
  • 1
  • 2
  • 3
Köşe Yazarları
Barbaros Baltacı
Barbaros Baltacı
ÇİLE BÜLBÜLÜM ÇİLE
KAMUOYUNA ÇAĞRI 7537 SAYILI KANUN İLE ENGELLİLERİN BAĞIMSIZ HAREKETİNE GETİRİLEN SINIRLAR
Gül Ustabaş Genç
KAMUOYUNA ÇAĞRI 7537 SAYILI KANUN İLE ENGELLİLERİN BAĞIMSIZ HAREKETİNE GETİRİLEN SINIRLAR
Şükrü Zeki Demirel
Şükrü Zeki Demirel
TÜİK İLE RTÜK
DAVUL ÇALIYOR "18 MAYIS 1919" DİYE
A. Yaşar SARIKAYA
DAVUL ÇALIYOR "18 MAYIS 1919" DİYE
Yanan sadece ormanlarımız mı vicdanlarımız mı?
Doğan ÖZDEMİR
Yanan sadece ormanlarımız mı vicdanlarımız mı?
ATAM SAMSUN'A ÇIKTIĞI ZAMAN
Salih Koç
ATAM SAMSUN'A ÇIKTIĞI ZAMAN
EV KADINI…
Yaşar Eren
EV KADINI…
YAHUDİ FANATİZMİ ve İSRAİL - İRAN SAVAŞI
Cengizhan ERSOY
YAHUDİ FANATİZMİ ve İSRAİL - İRAN SAVAŞI
HAYATIN ACIMASIZ YÜZÜ
Çetin TEK
HAYATIN ACIMASIZ YÜZÜ
HAİN…
Salim AKBAŞ
HAİN…
MERHABA SEVGİLİ DOSTLAR
Türkan DİNÇER
MERHABA SEVGİLİ DOSTLAR
30 AĞUSTOS
Erkan Turan
30 AĞUSTOS
MODERN OLİMPİYAT OYUNLARI CİTİUS-ALTİUS – FORTİUS GEÇEN HAFTANIN DEVAMI-
R.Necdet KANAL
MODERN OLİMPİYAT OYUNLARI CİTİUS-ALTİUS – FORTİUS GEÇEN HAFTANIN DEVAMI-
Çok Okunan Haberler
METEOROLOJİ UYARDI KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA GELİYOR
METEOROLOJİ UYARDI KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA GELİYOR
SİNOP İŞKUR'DAN PERSONEL ALIMI DUYURUSU!
SİNOP İŞKUR'DAN PERSONEL ALIMI DUYURUSU!
İL BAŞKANI ÜÇÜNCÜOĞLU'NDAN DİYOJEN'Lİ GÖNDERME!
İL BAŞKANI ÜÇÜNCÜOĞLU'NDAN DİYOJEN'Lİ GÖNDERME!
Ana Sayfa
GÜNDEM
ASAYİŞ
MEDYA
EKONOMİ
SAĞLIK
EĞİTİM
SİYASET
KÜLTÜR-SANAT
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Arşiv
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • ÇEVRE
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • MEDYA
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Arşiv
  • Hava Durumu
Google Play
ücretsiz indirin
App Store
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.