Cengizhan ERSOY

Cengizhan ERSOY

PENCEREMDEN
cengizhanersoy@gmail.com

İKİNCİ ADAM

25 Aralık 2021 - 14:21

Cumhuriyet tarihimizde; kurtarıcı ve kahraman olarak
dönemin yokluk ve sıkıntıları içerisinde inanılmaz
mücadeleler verip, bir ülkenin enkazından adeta mucizeler
yaratarak, üzerinde yaşadığımız vatan toprağında
bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tek adam ve tek liderdir ve
sonsuza kadar da öyle kalacaktır.
Ancak; ülkemizin bağımsızlığı adına müşterek mücadelede
yerini almış, isimlerini sayamayacağımız kadar çok sayıda
millî kahramanlarımızın olduğu da bir gerçektir.
Onları ve vatan adına yaptıklarını asla arka planda göremeyiz.
Aksi takdirde, o vatanseverlerin ruhlarını incitmiş oluruz.
İşte, onlardan biri de İsmet Paşa’dır.
Ülkemizin kurtuluşu, kuruluşu ve sonrası seyrinde
mücadele eden etkin konumda bir asker, devlet ve
 siyaset adamı olarak yer aldığından
 ‘’İkinci Adam’’ olarak da nitelendirilmiştir.
Yaşadığı dönemin özelliklerinden olsa gerek, diğer mücadeleci
silah ve dava arkadaşları gibi hep zor günlerin adamı olmuş ve
bütün bunlara rağmen, askerlik hayatı sonrasında siyaseten
yakın tarihe kadar ne yazık ki muhalifleri tarafından
kıyasıya, acımasızca eleştirilere muhatap da olmuştur.
Asıl adı Mustafa İsmet olup, 24 Eylül 1884 tarihinde
İzmir'de bir Osmanlı ailesi olan Reşit Efendi ile
Cevriye Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelir.
Babası İzmir Adliyesinde müstantik (sorgu yargıcı)
görevinde bulunmakla, küçük yaştaki yaşamı seyrinde 
babasının Sivas’a tayin edilmesiyle birlikte eğitimine
orada adım atar ve 1892 yılında Sivas Askerî Rüşdiyesi’ne
kaydolmasıyla yaşam mücadelesi de başlar.
Sonrası süreçte ise, Mühendishane-i Berr-i Hümâyun’a
(topçu okulu) girip, topçu teğmeni olarak mezun olarak
Erkân-ı Harbiye Mektebini de bitirmekle kurmay yüzbaşı
rütbesiyle 1906’da Edirne'deki 2. Ordu’ya katılır.
O dönem, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit’in saltanat
sürdüğü dönemdir ve ülkenin durumu oldukça da karışıktır.
Sonrası uzun süreçte ise, Osmanlı Devleti’nin yaşadığı
ağır kriz dönemi ve nihayette bir macera olarak girdiğimiz
I.Dünya Savaşı sonucu, ne yazık ki yenik düşmemizle birlikte
üzerimize çöken emperyalist güçler ve onlara karşı amansızca
ve dirençle yürütülen mücadele.
İsmet Paşa, emperyalist istilacılara karşı yürütülen Millî
Mücadelede Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yanında
kararlı bir duruşla yer alarak etkin destek vermiştir.
Vatan savunmasında, Batı Cephesi komutanı olarak
I.ve II. İnönü Muhaberelerinde savaşıp, işgalci emperyalist
Yunanlılara karşı zafer kazanmıştır.



Anadolu Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması sonrasında ise ;

diplomatik mücadele adına, Mudanya Mütarekesi ve Lozan
Konferansı’nda görev almakla, bu platformlarda
millî görevini sonsuz sadakatle ve başarıyla yürüterek
yerine getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedinin
uluslararası arenada kabul edildiği Lozan Konferansı’nda
gösterdiği dirençli diplomatik mücadelesi ise inkâr edilemez.
Millî Mücadele ile kazanılan genç Türkiye Cumhuriyeti’nin
ilk Başbakanı ve ikinci Cumhurbaşkanı olarak yerini alır.
İlerleyen yıllarda ise ona yine rahat yoktur.
Nazi Almanyası’nın 1939 yılında Polonya’yı işgaliyle
başlayan II. Dünya Savaşı tüm dünya insanlığını her yönüyle
derinden sarsmış, 70 milyona yakın can kaybına neden olmuştur.
Savaş sürecinde devletin başında deneyimli eski bir asker
olarak Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bulunmaktadır.
I.Dünya Savaşı ve Anadolu Kurtuluş Savaşı’nın
acımasızlığını ve zorluklarını yaşayan ve bilen İsmet Paşa,
dışarıdan gelen tüm baskılara rağmen maceraperest ve hayalci
politikalara kapılmadan, büyük bir sorumluluk üstlenerek
yürüttüğü ustaca diplomasiyle ülkemizi savaşa sokmamıştır.
Ancak, tüm dünyayı kasıp kavuran bu süreçte savaşın
yarattığı olumsuz ekonomik koşullara bağlı olarak
tedbir amacıyla çıkarılan Milli Korunma Kanunu,
Varlık Vergisi Kanunu gibi yasal uygulamalar nedeniyle
siyasi muhalifleri tarafından günümüze kadar uzanan
insafsız eleştirilere hedef olmuştur.
Evet, o süreçte belki sıkıntılar çekilmiştir ama, ülke
bir savaşa girip yeniden bir yıkıma uğramaktan kurtarılmıştır.
İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte ülkelerdeki
siyasi dengelerin değişmesi, iç ve dış etkenler nedeniyle
demokrasinin güçlendirilmesi ve çok partili serbest seçimli
parlamenter sisteme geçilmesi adına önemli adımlar atılır.
Bunun mimarı da yine İsmet İnönü’dür.
İnanılmaz derecede hareketli, askeri ve siyasi yaşamının
sonunda 25 Aralık 1973 tarihinde Ankara’da 89 yaşında
hayata veda eder. Mezarı Ankara’da Anıtkabir alanındadır.


Bağımsızlık savaşı kahramanlarından, Türkiye Cumhuriyeti
Devleti’nin birinci Başbakanı ve ikinci Cumhurbaşkanı, seçkin
siyaset adamı merhum İsmet İnönü’yü vefatının
48. yıldönümünde rahmet ve saygıyla anıyoruz.


 

Bu yazı 456 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum