Deniz Özen

Deniz Özen

[email protected]

BÖYLE OLMAZ!

20 Mayıs 2021 - 17:03

Sinop’ta son zamanlarda basın ile polis arasında anlaşılmazlık başladı. Geçtiğimiz yıllarda bu tür sorunlar yaşanmazdı. Karşılıklı yardımlaşma ve iyi niyet çerçevesinde sorunsuz bir şekilde işleyen bir sistem vardı. Şimdilerde öyle değil… Vali açıklıyor yetmiyor, Bakan açıklıyor yetmiyor! Masada verilen talimatlar sahaya inmiyor. Burada sorun, talimatı verende mi? bence değil. Peki, talimatı alanda mı? Orasını bilemiyorum ancak sorunun iletişim olduğundan adım kadar eminim. Yaklaşık bir buçuk yıldır emniyet müdürü olarak görev yapan sayın Şahin, basına kaç kez demeç verdi? Vali haricinde kaç kaç ziyarette bulundu? Haber arşivlerine bakıldığında işimiz zor değil çünkü parmakların sayısı kadar bile değildir… Bu bir sorun mudur? Bir Emniyet Müdürü devamlı ziyaret etmeli mi? Bu tartışılır. Eğer iletişimden bahsedeceksek biraz sorun var gibi! İletişim deyince akla sadece ziyaretler gelmemeli. Basından sorumlu bir personel, “Biz baş müdüre ulaşamayız” diyorsa, bize pek söz düşmüyor… Bunlar bizim sorunlarımız değil, bizim daha büyük sorunlarımız var! Basın, toplumun ortak sesidir. Gazeteci, bir haberi servis ederken detaylarını araştırır, doğruluğunu teyit eder. Kim, nerede ve nasıl? Bu soruların cevaplarını bulur ve kamuoyuna servis eder. Bunu yaparken de istihareye yatmaz! Yetkilisinden kanunlar çerçevesinde doğru bilgiyi alır. Bunları neden mi yazıyorum? Haber, kirli marula benzer. İyi yıkanmaz ise hastalık bulaştırabilir. Bir haberde iyi araştırılmadan tüketime sunulursa ciddi sorunlara yol açabilir. İşte bu yüzden karşılıklı iyi niyet şart! Sonuçta herkes topluma hizmet ediyor. Kimse keyfine iş yapmıyor ve hiçbir yer kimsenin babasının çiftliği değil! Bu nedenledir ki; Topluma hizmet eden basına köstek değil, destek olunmalı. Aslında basına değil, topluma yardımcı olunuyor, bunun iyi idrak edilmesi gerekiyor. İşte bu yüzden Bakan ya da mülki amirin talimatlarına uyulması gerekiyor. İşte bu yüzden; “ Bakan bey konuşmuş olabilir, ben genelgeyi tanırım” denmemesi gerekiyor. İşte bu yüzden sahada çalışan bir polis memurunun; “Vali beyin talimatı bize ulaşmadı” dememesi gerekiyor! Demem şudur ki; Son zamanlarda ciddi bir iletişim sorunu yaşanıyor. Sinop basını güvenlik güçleriyle her zaman bir uyum içerisinde çalışmıştır. Pandemi sürecinde kontrol noktalarından bir kez bile, “Kolay gelsin, iyi günler” demeden geçtiğimi hatırlamam. Küçük bir sözün bile onların yorgunluklarını aldığını iyi bilirim. Ne kadar yorulduklarını bilirim. Onların, bir emir eri değil, birer insan olduklarını bir an bile unutmadım.  Bu süreci birlikte atlatacağız, bunun başka çaresi yok…
Geçtiğimiz gün bir asayiş (hırsızlık) olayı olmuştu. Elimizde de güvenlik kamerası görüntüleri. Haberi topluma servis ederken, doğru bilgiyi verme adına mücadele ederken yine şaşkınlığımızı gizleyemediğimiz bir sorun ile karşılaştık. Hırsızlık zanlılarının isim ve soy isimlerinin sadece baş harflerini talep ettik ve aldığımız cevap aynen şu; “ Dosya hazırlık aşamasında olduğu için bu bilgiyi vermemiz suç” Vatandaş alın teriyle ekmek parasını kazanacak, iki kendini bilmez gelecek ve hırsızlık yapacak. Sonra bu kişilerin isim ve soy isimlerinin baş harflerini vermek suç olacak öyle mi? O zaman Türkiye’de bu zamana kadar olan olaylarda isim vererek suç mu işlendi? Size şunu hatırlatarak yazıma son veriyorum; Burası ülkenin en kuzeyi olabilir, küçük bir il olabilir ancak bu size burada yaşayan insanların iş bilmez olduğunu göstermez. Bilakis işini iyi bilen ve yapan insanlardan oluşur. Bu yüzden bir cümleyi kurarken ya da bir cevap verirken karşı tarafın aklını küçümsemeyin! Zor bir sürecin içerisindeyiz ve birlikte aşacağız. “Bizim çalışmalarımızı da haber yapar mısınız?” diyen bir amirin; “ bu bilgiyi vermemiz suç” demesi tezatlığın vücut bulmuş hali değil midir? Takdir sizindir…

 

Bu yazı 1153 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum