Deniz Özen

Deniz Özen

[email protected]

Çakallarla yürümek!

14 Haziran 2023 - 01:23 - Güncelleme: 15 Haziran 2023 - 00:13

Çok oldu makale yazmayalı. Yazmaktan ziyade konuşmayı, kimilerine göre boş, kimilerine göre ise dolu. Öyle ya! Her konuştuğumuz güzel olacak diye bir şey yok. Yanlış konuşmak değil de yanlışı doğru aktarmak gayemiz. Aynı havayı soluduğumuz şu kentimiz daha güzel olsun diyedir çabamız.
Solumak demişken, siyaseti, sorunu, yanlışı, doğruyu kısa süreliğine bir tarafa bırakalım ve sizlerle güzel bir yolculuğa çıkalım.

Başlığı okuduğunuzda, acaba kime ya da kimlere çakal dedi? Diye sorduğunuzdan eminim. Bu soruyu yerinde bulduğumun altını çizmek isterim. Sonuçta devamlı eleştiren bir anlayış yerleşmiş ismimizin geçtiği yerde. Bunu da bize sizler çok görmezsiniz değil mi? ‘Daha iyisi olsun’ anlayışı ile çalışmamızın bir bedeli olsa gerek. Ben bu kent için bedel ödemeye alışkınım, fazlası azı farkta yazmaz. Neyse, az önce dediğim gibi bırakalım her şeyi ve huzurlu bir yolculuğa çıkalım sizlerle.
Aracınıza biniyor ve rotanızı Akliman’a çeviriyorsunuz. Su Ürünleri Fakültesi’ne yaklaşırken, yolun sağ tarafında bazı değişimler dikkatinizi çekecek. Aydınlatmaları takılması kalmış kaldırımlar, şehirleşmeye adım adım yaklaştırıyor olacak sizleri. Uygulama otelini geçtiğinizde, aydınlatılmış yürüyüş yolu sizlere ‘Merhaba’ diyor. Tam o anda düşüncelerimiz takriben şöyle oluyor; ‘ Vay be! Demek ki isteyince oluyormuş. Şu karanlık izbe yere bile medeniyet gelebiliyormuş.’ Diyerek, içiniz minnet duygusuyla doluyor. Evet, isteyince oluyor! Oldu da… Akliman yürüyüş yolu bizlere kent olarak ikinci bir alternatif oluveriyor. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum…
Akşam saat 21.30 Akliman yürüyüş yolunda (Kimse olmasa da yolun sağından) yürümeye başlarken sizleri iki ya da üç, simsiyah ışıl ışıl parlayan tüyleriyle köpekler karşılıyor. O kadar duyarlılar ki, ilgilenmezseniz sizi rahatsız etmiyor ama iki severseniz tüm yürüyüş boyunca size eşlik ediyor. Durduğunuzda duruyor, bir banka oturursanız onlar da diğer banklara uzanıyor ve sizinle birlikte dinleniyorlar. Yürürken yanı başınızda hissettiğiniz çakallar, ormanın derinliğinden gelen sesleriyle ‘Hoş geldiniz’ dercesine uluyor. Kurbağalar, kuşlar, baykuşlar, araçlarının ses kapasitesini test eden insanoğlu ile deyim yerinde ise yarışıyor. Altta kalanın canı çıksın dercesine bir ses düellosuna şahit oluyorsunuz.
 Yürürken bir şey fark ediyorsunuz ve etrafa defalarca bakıyorsunuz. Karakum yolunda yürüyenler bilirler. Kentin mavi ile yeşilin arasında uzayan avlusunda volta atarken bekçimize, polisimize selam vermeyeniniz yoktur. Akliman’da en büyük burukluğum bu oldu. Bizim güvende olmamızı sağlayanların yokluğu oldukça üzüyor insanı! Işıkları yanmayan polis noktasına baktığınızda ise aynı burukluk sarıveriyor içinizi. Bir de hani o bizi her daim izleyen ve düşmana korku, dosta güven veren Mobese kameralarının olmaması hiç de güzel bir şey değilmiş. Devletimin, ‘Vatandaşının güvende olduğunu’ bilmemesinin huzursuzluğunu da yaşadığını bilmek oldukça üzücü…
Yürüyüş o kadar keyifli ki, kaldırımda yazan mesafeleri bir sanat eseri gibi renklendiren hayvan dışkıları bile ilham veriyor insana. Medeniyet bu ya! İnsanlar ve hayvanların aynı yeri paylaşıyor olabilmesi.  Hayvan dışkısına bir sanat eseri gibi bakabilmek ve bunu benliğine ilham olarak yansıtabilmek! İşte hayatın ve huzurun şifresi bence…

Yürüyüş temponuzu arttırdıkça mis gibi havayı içinize daha da fazla çekerek devam ederken, ‘İşte medeniyet’ diyorsunuz bir daha. Bir an düşününce de şu üzücü gerçeği anlıyorsunuz hemen; insanın olmadığı yerler ne kadar temiz oluyormuş! Öyle ya! Ben bankta çekirdek çitleyip kabuğunu yere atan bir inek, içtiği sıvının şişesini sağa sola atan bir kedi, sigara izmaritini denize fırlatan bir çakal, ulu orta tüküren bir sincap henüz görmedim. Demem o ki; Akliman’da doğa ana şimdilik önde görünüyor. Keşfedildikçe ve insanlar arttıkça aynı şeyleri yazabilir miyim? Bilmiyorum ama umuyorum…
İşte böyle bir Sinop, böyle bir Aklimandı yaşadığım. Tekrardan emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Son olarak, çocuklarını Akliman’da bulunan  parka getireceklere bir tavsiye, yanınızda el feneri bulundurunuz çünkü ışıldaması gereken park zifiri karanlık…
Çakallarla yürümek güzeldir!
Görüşmek dileği ile…
 

Bu yazı 4180 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum