Deniz Özen

Deniz Özen

[email protected]

ÇOBAN DEDİ Kİ; "ARTIK O GAVURLAR GELMİYOR!"

01 Nisan 2021 - 13:51


Bir çobanın yerdeki cam kırıklarından aldığı ilham ile “Başımızda öyle bir bela var ki; koronadan beter! Salgın dediğin izleriyle verdiği kayıp ve zararlarla geçer ancak kimsenin görmek istemediği, üstelik milyonlarca can kaybına neden olan bir bela.”
İşin ayrıntısını okurken şok olacaksınız…

Sarıkum’da karşılaştığım bir amcaya adınız ne? Diye sordum, “Çoban de, yeter.” dedi, yetmiş yaşlarında bir amca. Gökyüzünü de sayarsak iki tarafı mavi, diğer tarafı yeşil, Sarıkum’da koyunlarını otlatıyordu. Devrik bir ağacın üstünde, gözleri koyunlarında kulakları ise bende, sohbete daldık. Koronavirüs ile başlayan yolculuğumuz,  çevre temizliğine kadar gelmişti. Yerde bulunan cam kırıklarını göstererek; “Asıl veba bu evlat” dedi! Dedim, “Ne demek bu?”
Olayı şöyle anlatıyor bana; “1989 yılının Ağustos ayıydı. Amerikan radarında çalışan üç kişi sahilde oturuyordu. Ellerinde daha önce hiç görmediğim yiyecek paketleri vardı. Vücut dilimizle sohbet etmeye çalışıyorduk. Bir yandan konuşup, bir yandan da ellerindekini yiyorlardı. Yıllar sonra anlamıştım yediklerinin patates kızartması ve hamburger olduğunu. İçlerinde birisi, elindeki çöpleri göstererek; “traş”( Trash: çöp) diyordu. Vücut diline baktığında elindeki çöpleri atacak bir yer arıyor gibiydi… Biraz daha vakit geçtikten sonra çöplerini çantalarına sıkıştırdılar ve gittiler…
Bak evlat; “ Sana bu anlattıklarım 32 yıl önceydi. O zamanlarda buralarda çöp kutusu yoktu, şimdide yok. Şimdilerde buraya gelenler belli ki gâvur değil. Eğer gâvur olsalardı çöplerini buraya atmaz, yanlarında getirirlerdi. İşte bizim yıllardır başa çıkamadığımız veba bu zihniyet. Çevremizi kirletmek çok ciddi ve ölümcül bir hastalıktır. Allah sonumuzu hayretsin. Hadi selametle.” Dedi ve gitti…
Yürüyen bir kitaptı sanki yetmişlik delikanlı! Kayboldu gitti kum tepeciklerinin arasında. Kala kaldım oracıkta ve yalnız kaldım sayısız sorularla… Bir çoban, bizim daha 32 yıl geride olduğumuzu yüzümüze çarpmıştı! Biraz düşündükten sonra, Sinop’un sahillerini, doğasını, piknik yapılabilen yerlerin, limanın, ormanların kirliliğini düşündüğümüzde haksızda değildi…
Burada iki önemli konudan bahsetmek gerekiyor.
Birincisi, çevre duyarlılığında göze sürme çekmekten bir adım öteye geçemeyen yönetim anlayışı. Bu konuyu biraz açacak olursak; özgürce bu kentin her yerinde dolaşabiliyoruz. Doğal güzelliklerin olduğu yerleri gözünüzün önüne getirin ya da gidin bakın bakalım, çöp kutuları her yerde var mı? Bu ilin kaç köyü, çöpünü derelere atıyor? Sahillerde çöp kutusu bulunma oranı nedir? Yerel ya da genel yönetimler,  insanların atacağı çöp kutularını yeterli miktarda sağlıyor mu? Bana sorarsanız hayır! Yani, yetmez ama evet. Sadece çöp kutusu koymakla da iş bitmiyor, o kutuları sistematik olarak temizlemek gerekiyor. Bizim bu tür konularda noksanlarımız çok. Çevre kirliliğine karşı yapılan farkındalık projeleri yetersiz…
İkinci konu ise; Biz gavurmuyuz? Sorusu!
Soru biraz tuhaf gelebilir ancak bir çobanın; “ Eğer gâvur olsalardı çöplerini buraya atmaz, yanlarında getirirlerdi.” Söyleminden sonra, çevre kirliliğini de ele aldığımızda insan bu soruyu kendisine sormadan edemiyor… Tamam, gavur değiliz de imandan gelen temizliğimiz nerede? İman burada, temizlik nerede? Denizlerimize, sahilimize, doğamıza baktığımızda neden çöplerimizi gelişi güzel atıyoruz? Neden yerde bir çöp gördüğümüzde alıp, çöp kutusuna atmıyoruz? Yerden gördüğümüz bir çöpü atmak için neden bir çöp kutusu bulamıyoruz? Yediğiniz, içtiğiniz çöpleri çevreye atarken tekrar düşünün! Çevreci paylaşımlar yapan değil, çevreci bir insan olmamız şart! Kimse için yapmasan da çocuklarının geleceği için yap!
Koronavirüsü geldi gidiyor, çevresini kirleten, çevresini temizlemeyen zihniyetin oluşturduğu tehlike, nasıl ortadan kalkacak? İşte bu sorunun cevabı, 70’lik çobanın anlatmaya çalıştığı gibi olacak. Temiz çevre sen paylaşırsan değil, sen yaparsan olur. Paylaştığın kadar değil, temizlediğin kadardır imanında, vicdanında…



 

Bu yazı 1535 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum